Mayis la birlikte biraz olsun yaz da gelir demistik ama bizim termometre 15 dereceyi gösterdi bugün:( Leon Can’in yazliktan biraz kalinca bir ceketi var, onu tekrar cikardik bugün. Kiyafetleri yine bir ayirmak gerekiyor, bedenleri kücülenler, kisliklar hepsini düzenlemek lazim… Ama benim bunu yapma istegim sinirlarda dolaniyor, pek istekli degilim anlayacaginiz. Perdeler yikanacak, camlar silinicek, güzel bir bahar temizligi yapilacak, yapilacakta kim vakit bulup yapacak. Zaten is güc derken hic birseyi tam yapamiyormusum gibi bir his icimde ya hayirlisi bakalim…
Haftasonu bir arkadasimizin Eylül’de dogum yapacagini ögrendik, sevindik. Bir tane kizlari var 6,5 yasinda, acayip bilmis birsey. Laf aramizda insanda antipati uyandiracak kadar bilmis yani. Sanirim ilk defa bazi duygular yasadim, tarif etmesi cok zor. Bir kac ufak olay oldu, kiz hem zar zar agladi, hemde Leon Can’in üstüne atti o yapti diye. Söyle anlatayim en iyisimi. Simdi kizin yataginin üstünde bir cibinlik asiliydi, kizda yataginin etrafini yastiklarla kaplamis, magara yapmis kendine, Leon Can’a sen gelme falan diyor. Buraya kadar hersey normal, Leon Can’a „annecim abla yanliz kalmak istiyor rahatsiz etme“ dedim, tamam dedi, geldi oturdu yanima arabalariyla oynadi. Neyse kiz birden bire aglamaya basladi, anne kostu tabii hemen. Cibinlik düsmüs yatagin üzerine. Hay Allah’im dünya basina yikildi kizin… Leon Can yaptiii, Leon Can yaptiii diye zar zar bagiriyor kiz. Leon Can’da benim yanimda oturuyor bu arada. Anne binbir surat girdi iceri, benim minik adamda herseyden habersiz arabalarla mesgul. Cibinlik düsmüs dedi, sitem edercesine, kiz hala bagriniyor Leon Can yapti diye. Bende onun yapmadigini biliyorum, anneninde bildigini varsayarak rahatim. Anne birden “evet bende gördüm cekistirip duruyordu düstü en sonunda“ demezmi! Hayir öyle olsa ne olacak ki??? Düsse ne olur yani, dünyanin sonumu gelir. Anne icin neredeyse dünyanin sonu gelirse cocuga olan seyin önemsizligini nasil anlatirki??? Ben bir rahatsiz oldum, acidim sanki Leon Can’a, abartiyormuyum bilmiyorum ama. Haksizliga ugramasina dayanamadim, üzüldüm valla. Ne kadar basit bir olaydan ne kadar rahatsizlik duydum yani anlayacaginiz. Bu olayin öncesinde de, benim kizim kesinlikle yalan söylemez falan diye övünüyordu anneyle baba. Cocuk ben Leon Can‘i görmek istemiyoruuum, cok konusuyooor, cene calip duruyooooor diye zar zar bagiriyordu hala biz giderken.
Yolda Thomas’a oha yani dedim, nasil anne baba bu yav! Bize misafir gelince, aman cocugum oyuncaklarini paylas, hadi güzelce oynayin beraber, ama öyle yapma bak kardes üzülür sonra diye telkinlerde bulunuyoruz! Bu duygulari ilk defa yasadim dedim cünkü Leon Can’in daha önce birileri tarafindan haksizliga ugradigini hic düsünmemistim… Bu arkadaslar cocuklarini „ freie Erzieheung“ „ özgür egitim“ prensibine göre yetirtiriyorlar. Bu prensibe göre birakiyorsunuz cocuklarinizi, kendi kendilerine ögreniyorlar ne yanlis ne dogru! Bana göre cocugu nasil tepemize cikaririz olmaliydi bu egitim biciminin adi. Yada saldim cayira mevlam kayira da olabilirdi! Velhasil coook uzunca bir süre bu insanlari bir daha görmeme karari aldim, aldik!!!
Bugün bizim evlilik yildönümümüz, sekizinci hemde. Almanlar 7 yili geride birakinca evililigin yürüyecegine inaniyorlar:) Bosanmalar genelde 7. yilda oluyormus da onun icin. Hadi atlattik bakalim hayirlisiyla 7. yilida:) Aksam yemege gideriz diyorduk ama evdeyiz galiba. Benim pek canim istemiyor yemege falan gitmek. Kuskonmaz vardi buzlukta bitirelimki yenilerini koyabilelim buzluga. Yani bu aksam kuskonmaz var menüde:)
Hepinize iyi haftalar diliyorum. Ah bu arada Agustos’ta kismetse Ankara yolcusuyuz. Günlerdir bilet ariyordum buldum sonunda. Leon Can evimize gitceeez biiizzz, anane ben yine gelceeemm deyip duruyor:) Sevgiler