30 Aralık 2010 Perşembe

Mutlu seneler...

Evet ilk ciddi hastaligimiz kres tatiline denk geldi. Allah’tan annemle Thomas evdelerde bakiyorlar Leon Can’a . Dün bende is cikisi yetistim doktora, obstruktif bronsit dedi doktor, virus sarmis her yanini:( Kücük cocuklarda sIk görülen bir durummus, hic duymamistim daha once. Damla verdi, bronslari aciyormus damla. Gece yine hic uyumadi, nefes alamadi, sanki bogazi sIkIlIyormus gibi sesler cikardi. Ilk gece cok panik olduk, ambulans cagiralim falan dedik, sonra uykuya dalinca Leon Can vazgectik. Doktor bakti, hem bronslar hemde burun icin damla yazdi. Önümüzdeki hafta devam ederse gelin mutlaka dedi. Kalbim evde kalaraktan geliyorum ise, her sabah mutfagin camindan el salliyor bana. Aradim simdi iyiymis bir tek sabah kahvalti yaparken öksürmüs…


Leon Can simdiye kadar hic böyle hastalanmadi, soguk alginligi falan oldu ama ciddi hic birseyi olmadi…

Anne hotlio arabasi var sen biliyormusun diyip duruyordu, anlamiyordum ne demek istedigini. Gecen Didem’cigimin Utku’sunun arabasiyla oynuyordu, arabanin altini cevirince, benim hotlio arabam var diye sevincten zipladi yerinden:) Kastettigi Hot Weehls’ miste biz anlamamisiz. Dün doktordan cikinca alisverise gittik, hadi dedim morali düzelsin, sevinsin biraz, kücük bir araba secti kendine. Gece onunla yatti…

Allah’im onu öyle nefes alamaz vaziyette görmek ne kadar üzücü, caresizlik cok kötü bir sey…Allah hepimizin cocugunu bagislasin bize, hep saglikli, mutlu olsunlar. Pakistan’da camurda yatan cocuklari gördüm bu sabah agladim, Allah kimseyi böyle felaketlerle sinamasin…

Birde ikinci kez izledigim “Öyle bis gecer zamanki” var caresizlik, üzüntü deyince. Izlememistim hic annem izledigi icin takildim öyle gecen hafta. Stres oldum izlerken, üzüntü, gözyasi… Onlarin caresizlikleri beni gerdi, cocuga üzüldüm falan, izlemiycem bir daha dedim kendi kendime…

Kocaman bir yil daha gecti ömrümüzden, acisiyla, tatlisiyla… Sürprizlerle dolu bir yil… Leon Can’in hergünün sahit olmaya deger oldugu bir yil… Allah cocuklarimiza, bize saglikli mutlu bir yeni yil göstersin, felaketler hic olmasin, tatillerimizi Türkiye’de gecirelim, New York’a gitmek istiyoruz, gidebilelim… Kisacasi ne diliyorsak olsun…

Hepinize mutlu seneler…

27 Aralık 2010 Pazartesi

Beyaz Noel...

Beyazlar icinde bir Noel gecirdik. Her seneki hediye telasi yasandi yine… Üc günü evde gecirdik, adimimizi atmadik disari, cok soguk… Camdan disari bakince bembeyaz heryer, eskiden simli kartpostallar vardi, onlar aklima geliyor disari baktikca… Cuma günü raclette yaptik, Leon Can’a eglence oldu:) Thomas’in annesiyle babasida vardi, gecen sene gecirdigimiz tuhaf Noel’in aksine sürpriz olacak sekilde kendi kapasiteleri dahilinde normallerdi… Yemekten sonra Leon Can yatacak diye erkenden gittiler, fena bir fikir degildi dogrusu cünkü ben cok yorgundum. Leon Can hediyelerini görünce cildirdi, bununla nasil basa cikacagini bilemedi… Yatmadan önce mizmizlandi ben daha oyniycam diye yatirmayi basardik. Onun disinda is yerinden arkadas bir sürü film atmisti harici diske, haftasonunu film izleyerek gecirdik. Atesle Oynayan Kiz’i izledik örnegin, kitapla minimal derecede ayriliklar gördüm. Aslinda okudugum kitabin filmini izlemeyi sevmiyorum, Da Vince Code ve Illuminati kötü yapilmis filmlerdi örnegin. Atesle Oynayan Kiz kitaba cok yakindi, en azindan kitapla arasinda bag kurmak mümkündü. Son kitabinda filmi var ama henüz okuyor oldugum icin izlemedik onu. Dün aksam Twilight Eclipse’yi izleyelim dedik ama baydi bizde eglenceli bir alman filmi izledik.

Leon Can’i doktora götürelim dedik Thomas izinliyken, iki hafta kapaliymis sinir olduk, yerine bakanda yapmaz büyük ihtimalle kan tahlili falan, kendi doktorunun yapmasini bende tercih ederim acikcasi.

Bir seneyi daha devirdik, saka gibi… Ne cabuk gecti zaman, hic farkina varmadik. Leon Can’in videolarini izledik haftasonu, ne kadar tombul ve ufak oldugunu düsündük. Simdi kocaman görünüyor gözümüze. Annesine dogumgününde Hello Kitty alcakmis, kizlar Hello Kitty severlermis cünkü:) Konusmalariyla hergün sasirtiyor bizi, herseye bir yorumu var! Balet gibi ayaklarinin ucunda dans etmeye calisip bide egilip selam veriyor sonunda:) Sarki söylemeyi cok seviyor, konser veriyor hepimize evde. Mini mini bir kus donmustu, evede gelmis kimse yok… seklinde gelisiyor sarkilari:) Bazen bilerek karistiriyor , katila katila gülüyor bilerek yapinca bazende bilmeden öyle söylüyor iste. Yemegin ortasinda aaa dua etmedik bugün diyor, elele tutusuyoruz “peep peep peeep guten Appetit, jeder isst das was er kann, nur nicht alles neben an, peep,peep, peep guten Appetit”. Her yemekten once dua faslimiz var yani:) Yatmadan öncede tabiiki, “Allah’im iyi uykular ver bana, amin” mutlaka söylenir… Kücükken ne alirsa o… Krese gittiginden beri daha dogrusu büyük cocuklarla hasir nesir oldugundan beri, hey cool falan gibi laflar ediyor komik geliyor:)

Iki hafta anneanneyle, babayla evde tadini cikaracak tatilin. Sonra baslar yine bizim askerlik…

P.S: Deli Anne mimin var bende unutmadim yazicam en kisa zamanda…


23 Aralık 2010 Perşembe

Kreste cis meselesi, tamamlanan projeler, Leon Can'dan son haberler

Yine ara verdim yazmaya, pek havamda degildim ya ondan. Havalar soguk burada önümüzdeki günlerde sadece 0 derece ve altinda görünüyor sicaklik. Bunlari yazarken aklima geldi, rahmetli dedemin kücük defterleri vardi, takvimli, hergün muntazam yazardi ve yazmaya mutlaka hava durumuyla baslardi. :)

Anneanne geldi, sevincliyiz, mutluyuz:) en mutlumuzda Leon Can, “anane komm, beraber puzzle spielen?” diye geziyor ortada. Iki gündür karalar bagliyor krese giderken. Hic gitmek istemiyor, „ich will bei anane bleiben“ diye oturup agliyor merdivende. Bizde gitsin diyoruz uzun süre ayri kalmasin kresten, dönmesi zor olur sonra. Havaalanina gitcekmis anneanneyle, oradanda hooop Türkiye’ye, bir dahada asla gelmeyecekmis… Annem akilli cocugum diye diye bir hal oluyor (hehe Leon Can’in cildirmis halini bilmiyoda ondan):) Anneanne iki tane mini Bakugan’la bir Bumble Bee getirmis, Bumble Bee Noel hediyesi, Bakugan’lari elinden düsürmüyor. Yanlizca hayatimda gördügüm en sacma oyuncak diyebilirim, hap yap para kap misali! Neyse iki tane minik top, zaten anneme sadece iki tane fazla degil diye tembih etmistim, miknatisli bisiy, demire degince sak diye aciliyor. Bizim zamanimizda hic yoktu böyle seyler, benim kagittan bebeklerim vardi, kagittan elbise takardim falan yani. Böyle Bakugan, Transformers falan, neler var simdi yav. Gecen Toys’r’us in reklaminda yesil bisey gösteriyor bana, „Efsuun ich liebe das“ diyor, seviyomus akillim gösterdigi seyi. Ne o peki Leon Can dedim, „das weiss ich noch nicht“ (henüz bilmiyorum) diye cevap geldi :S Ben 10 saatiymis sonradan ögrendik ailecek! Henüz cok erken böyle oyuncaklar icin, hic almasak daha iyi. Bizde sadece iki Bakugan bi Transformersla idare ettik olayi. Ah bide Lightning Mc Queen varki sormayin gitsin, puzzellari, arabalari, su bardaklari falan derken ölüyoruz Lightning’e :)

Onun disinda ayaklarimiz agriyor hemen hemen her gece, Thomas Noel yeni yil arasi izinli, götürsünde bi kan tahlili yapsin doktor. Neredeyse her aksam uyaniyor agla agla bir oluyor, sicak ot yastigini isitip koyuyoruz ayaklarina falanda anca sakinlesiyor. Cok hareketli yerinde durmuyor, aksamda böyle acisi cikiyor iste.

Bugün krese gitmedi anneanneyle evde olmanin keyfini cikariyor. Sabah beraberce süper bir kahvaltidan sonra puzzle yapmislar. Bende isten firsat buldugum anlarda yaziyorum, bazen öyle bir an geliyor bilgisayara aylarca uzak kalasim oluyor.

Dün aksam face’e video yükleyeyim dedim, olmadi 1 saatlik ugrasidan sonra baglanti problemi gösterdi. Vazgectim bende yüklemekten. Dün müzik okulunda gösterimiz vardi, Noel tatili öncesi gösterimiz.

Of yaa yine bir yazimi bir kerede bitiremedim… Kaldigim yerden devam edeyim… Müzik okulu Noel tatiline girdi. Bu hafta evdeyiz, yarinda kreste son günü iki hafta evde Leon Can anneanne ve babayla birlikte. Annenin calisip para kazanmasi lazim geliyor:(

Gecen Cuma aglamis yine kreste, basim agriyor diye erkenden aldim getirdim eve. Pazartesi yine ayni sey, birde annem almaya gitmisti, yürüyecek hali yokmus cocugumun bütün yol boyunca aglamis, kucaginda getirmis annem eve, kopmus kollari. Hemen arkalarindan ben geldim eve, hala agliyordu, yatagima yatir beni dedi, yatirdim aninda uyudu. Yaklasik 3 saatlik bir uykudan ates icinde uyandi, kipkirmiziydi surati… Atesi 39 un üstündeydi.Üzerini cikartip atesinin düsmesini bekledik düsmeyince ates düsürücü surup verdik. Annem atesi düsmüsmü diye sorunca Leon Can’da döndü bana, ates hic öyle yere düsermi dedi, hay Allah’im güldürdü bizi o halde. Onun icin dün evdeydi, bugün götürdüm yine krese, yarinda götürürüm, Cuma zaten Noel, onrada tatil kuzuya:)

Leon Can su siralar herseye küsüyor, protesto ediyor! Birdaha asla sizinle konusmuycam, siz gülüyosunuz bana diyor. Hayir biz senin yaptiklarina gülüyoruz diye aciklamaya calisiyoruz. Komik seyler yapiyor napalim:) Ama Pazartesi aksam yatmadan once tuvalette sohbet ediyoruz, ben seni cok seviyorum dedim, bende seni seviyorum diye karsilik verdi (türkce hemde:)), sonra yere bakti, ben bugün kreste agladim dedi, neden agladin dedim, ben seni cagirdim (kafasini yukari kaldirarak beni cagirmis) ama sen gelmedin, bende agladim dedi. Ögretmenin ne dedi diye sordum, odada aglamadim, bahcede yanliz agladim dedi. Aaaahhhh bu seferde ben hüngürt oldum:( Allah’im nereden aklina geliyor böyle seyler anlamiyorum, icli cocugum benim…

Ne yapalim baska caremiz yok, bir sekilde katlanicaz bu duruma… Bu duruma katlanicaz darken, kreste taa basindan beri acayip sinir oldugum birsey var. Annem Pazartesi Leon Can’I almaya gitti ya, kocaman birde torba vermisler eline. 2 pantolon, 2 kilot, üst bas, corap ve kres ayakkabilarini doldurmuslar torbaya. Hepsinin cisli oldugunu söylememe gerek yok herhalde. Sinir oluyorum her seferinde. Kac kere konustuk ögretmenleriyle, Leon Can oyuna dalip tuvalete gitmeyi unutuyor diyorlar. Evde niye unutmuyor yahu! Annem hayret etti, cocuklar öyle coraplariyla tuvalete giriyorlar, ögretmenler sokak ayakkabilariyla oyun odalarinda geziyorlar, cocuklar yerlerde yuvarlaniyorlar falan. Simdi anladi annemde neden Leon Can hergün banyoda soyunup giyiniyor ve bizde camasir hic eksik olmuyor… Ayaklarina galos falan hic birsey takmiyorlar, zaten almanlar ayakkabiyla evde gezdiklerinde kreste galos takmalari beklenemez herhalde dimi. Ben Türkiye’den galos getirdim valla, bi o kalmisti getirmedigim oda oldu yani!

Annem geldi ya benim yarim kalan projelerin hepsi bitiyor birer birer. Iki günde bir kaskol örünce anneye proje dayanmiyor tabii:) Getirmis Nako nun örgü kitaplarini aciyoruz bakalim yeni projelere yelken! Ücgen sal örecegim, posu misali, benim salyangoz temposuyla örersem takarim herhalde seneye kisa… Getirdigi iplerde süper, batik batik öyle rengarenk ama toprak renklerinde pastel tonlarinda hos renkler. Haberdar ederim bitince...

Yarin Noel, Amazon bi güzellik yaparsa Thomas’in hediyesi yarin gelir, Leon Can’inkini paket yapmak lazim, anneye tencere aldim sakin gülmeyin, ne yapayim ne alacagimi bilemedim:) Thomas Noel hediyesini cok önceden verdi, objektiv almis kameraya:) Daha yakindan cekim yapabileyim diye...


Hepinize iyi seneler…

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails