18 Temmuz 2011 Pazartesi
Ben geldim:)
Sizede oluyormu cevreden kinayeli elestiriler, sen cok akilli bir cocuktun simdi cok yaramaz oldun falan diye. Leon Can’i ayda yilda bir gören insanlarin hepsi pedagog kesildi basimiza. Sanirim bu baskiyi kaldiramiyorum ben, sinir oluyorum ve hatta nefret ediyorum. Cok benim degilmi kardesim, ee o zaman egitimide bana ait! Bu baski altinda olusan sinir harbide Leon Can’a yansiyor ister istemez. Sesimi yükselttigim anlar cogalmaya basladi:( Örnegin Thomas’in babasi agir istir, Leon Can’in söylediklerini yarim yamalak anlar ve anlamadigi sey hakkinda yorum yapar. Benimde cinler cikar yine tepeye!!!
Onu karsima alip ciddi ciddi konusuyorum, özür dilerim Efsun hic üzmiycem bidaha seni diyor, bakiyosun ertesi gün yine ayni! Tabiiki 3,5 yasindaki cocuktan süper bir performans beklemiyorum ama kresten aldigim zamanda kosarak uzaklasirken, Leon Can diye seslendigimde durmasini istiyorum. Yanlizken problem yok, kresten aliyorum güle oynaya eve geliyoruz. Eger baska bir annede aliyorsa cocugunu ve bu cocuk Leon Can’in arkadasiysa cosuyor bizim oglan! O zaman anneyi görmüyor hic gözü! Tabii duymuyorda ayni zamanda! Leon Can’dan büyük cocugu olan arkadaslar, deli annem örnegin, oldumu sizdede böyle evreler? Neler yaptiniz bu durumda? Sanki bir sinava hazirlanirsin, hazirlanirsinda o sinav günü geldiginde aklinda hic bir sey kalmaz ya öyle oluyor iste bana, okudugum binlerce sayfa kitaptan hic birsey kalmamis sanki aklimda…
Bu asiliklerinin yaninda icimi eriten halleride olmasa iyice timarhanelik oluruz herhalde:)
En nihayetinde kendime gelince, dogumgünümde fotografcilik kursu hediye aldim, ona basladim. Dün ilk exkursionumuz vardi. Zevkli gecti, ilerletmeyi cok istiyorum, benimde güzel fotograflarim olsun:) Örgü, incik, boncuk derken baska bir yöne kanalize olmak istedim, yapacagim iside bilerek yapayim dedim. Kendimle ilgili olan bitenler kisacik bir paragrafla sinirli ne yazikki, cünkü is, güc, ev hep ayni degisen birsey yok hayatimda…
6 Nisan 2011 Çarşamba
Cocugumuzu koruyalim..
2. Cocuklari baskalariyla özelliklede onlarin konusmak yada selamlamak istemedikleri kisilerle konusmaya zorlamayin. Bizde vardir ya, hadi ama abiye yada amcaya elini ver bi akilli cocuk ol merhaba, hosgeldin de, falan. Ayni bunlari tarif etti uzman kisi. Zor-la-ma-yin!
3. Biraz büyüyüpte sokakta tek baslarina dolasmaya basladiklari zaman yada bir alisveris merkezinde gözden kaybolduklari zaman yanlarina yaklasan kisi eger onlarla konusma ortami yaratmaya calisirsa ve cocuk kendini bu durumda iyi hissetmezse „rahat birakINIZ beni“ seklinde bagararak cevredekilerin dikkatini cekmeyi basarabilir. Almanya’da „DU“ ve „SIE“ konusma sekli, (Türkiye’de „sen“ ve „siz“) kisiye hitap sekli cevrenin dikkatini cekmede basarili olur. Bir cocuk annesine yada babasina „beni rahat birakiniz!“ „lassen Sie mich in Ruhe!“ diye bagirmaz örnegin. Bizde pek sizli bizli konusulmadigindan Türkcede cok fark yaratmiyor sanirim ama burada fark ediyor iki hitap seklide.
4.Yaptigimiz en büyük yanlis „tanimadigin insanlarla konusma“ imis! Söyle bir diyalogtan örnek verdi uzman:
Adam: hey merhaba!
Cocuk: seni tanimiyorum seninle konusamam.
Adam: gel tanisalim o zaman benim adim xy … senin adin ne? Diye devam eden bir sohbet baslar…
Böylece cocuk konusmanin icine cekiliverir birden…
Dogrusu: „tanimadigin bir insan seni rahatsiz ederse, karninda kocaman bir tas varmis gibi hissedersen, rahat birakiniz beni diye bagirmaktan cekinme. Kacmaya yada karsindaki insana vurmaya kalkarsan o kisiyi kizdirabilirsin ve bu hic iyi olmaz oldumu“
Tabii teoride anlatirken insanin aklina mantigina yatan seyler pratikte ne kadar uygulanabilir bilinmez. Ben Leon Can’la bu sekilde konussam beni ne kadar anlar bilemem. Ayrica kacma ic güdüsü herkeste var, ben olsam bende kacarim diyorum kendi kendime.
Hergün haberlerde baska bir cocugun ölüm haberiyle karsilasiyoruz neredeyse, midem bulaniyor böyle seyler duydukca. Allah kimsenin basina böyle seyler vermesin.
10 Mart 2011 Perşembe
Günesli bir gün...
Mart sonundan nisan sonuna kadarTürkiye’de Leon Can. 2. experiment annesiz babasiz:) Ilki iyi gecmis sayilirdi onun icin ikinciye cesaret ettik. Ilkinde gerci hastalanmisti kücük adam ve bana biraz küsmüstü sanirim onu yanliz biraktigim icin ama yinede iyi gecmisti… Simdi yine Thomas’la gidecek ve ben onu alip gelicem. Gidecegi, ucaga binecegi icin cok seviniyor. Ben iki hafta yanlizim evde. Yarim kalmis ne varsa bitiricem. Sonra hoop Efsun’da Türkiye yolcusu kismetse. Örgülerimi bitiricem önce sonra tuval aldim kendime resim yapicam (önce bir fikir bulmam lazim resmi yapabilmek icin:))
Bugün Nurturia’da bloglarin kapandigini ögrendim, Allah’im nereye gidiyor bu memleket!? Sacmalik diz boyu! Manyak mi bu insanlar, böyle bir fiilin amaci ne olabilirki, susturmak mi insanlari!? Ne olacak peki? Herkes blogunu wordpress e mi tasiyacak, ben buradan girebiliyorum, o zaman Türkiye’deki arkadaslarim okuyamayacaklar beni:( Haftasonu bu olaya bir el atip bende tasinayim bari… Memleketin geldigi duruma bak ya…
Günesli pazartesinin üstünden ne cok pazartesi gecmis, ben hala bitirmemisim yazimi. Bugün sabah yola cikarken icime cektigim hava, bana Antalya animasyon günlerini hatirlatti. Kampa girdigimizde sabah kalkip kosardik, canimiz cikardi ama cok güzel günlerdi, hayatimda unutamayacagim günlerdi onlar… Iste bu sabahki havayla ozaman icime cektigim hava ayniydi sanki, yagmurlu, yesillik kokulu… Mini Club animatörüydüm ben, yazin 50 derece hissedilen sicaginda 70 cocukla cocuk oyunu cikartan:) Leon Can’in beni cikdirttigi zamanlarda nasil calismisim ben o kadar cocukla demeden edemiyorum yani:)
Leon Can bu hafta hep evdeydi, babaanneyle dede baktilar. Biraz soguk alginligi söz konusuydu gecti simdi. Dün eczaneye ugradim cocuk vitamin sorayim dedim, biz hic kullanmadik cevremde cok kisi var kullanan,. Eczaci bayan cocuk herseyden yiyorsa, sebze, meyve, balik, et hic gerek yok dedi vitamin falan. Sokaga atilmis para diyede ekledi. Kararsiz kaldim biraz sonra hak verdim kadina, Leon Can’in yemesi bana cekmis, cogunlukla yemekle problemi yok. Ne demisler günde bir elma doktoru evden uzak tutarmis:)
Leon Can gecen hafta midesini bozmustu, virus varmis kreste bir gün boyunca ne yediyse kusmustu. Ertesi gün bana iyi oldugunu anlatmaya calisirken “kus yokmadi” dedi güldürdü beni Türkce yetenegi kocaman oglum benim:)))))
14 Şubat 2011 Pazartesi
Uzun bir aradan sonra...
17 Ocak 2011 Pazartesi
Ilk antibiyotik...
Dün aksam antibiyotik surubunu icmek istemedi elime vurdu, surup banyoda heryere döküldü. Cok kizdim, zaten hastayim sabrim tasti, bagirdim Leon Can’a cok agladi… Surubu icti sonunda. Sonra ben uyuycam Efsun dedi, odasina götürdüm. Üzerini giyinirken geldi sarildi bana, oturdu yanima, ne güzel t-shirt ün var senin, hirkanda, ojelerinde cok güzel, (yüzümü oksayarak) sen cok güzelsin Efsun, seni cok seviyorum dedi. Bende pismanlik diz boyu! Niye bagirdim ben ona, hasta o, ufacik hasta bir cocuk, minicik elleriyle beni seven… Vicdan azabi…
Allah’im insan ne kadar iyi yapmak isterse bir isi o kadar bocaliyormu ne?? Yada iyi yapmaya calismamakmi lazim, oluruna mi biraksak, nasil yapsak??? Hastayim ya duygusalim…
Tam bitti hah simdi yayinlayayim darken giriyor araya birseyler, bu seferde ben yattim yatak dösek. Bugün geldim ise ama, ögleden sonra tekrar gidecegim doktora. Bu sure zarfinda iyilesti Leon Can, gayet zip zip geziyor:) Her ihtimale karsi evde kalacak bu haftada, annemin biletini uzattik ay sonuna kadar. Ne yapardik anneanne olmasaydi bilemiyorum.
30 Aralık 2010 Perşembe
Mutlu seneler...
Leon Can simdiye kadar hic böyle hastalanmadi, soguk alginligi falan oldu ama ciddi hic birseyi olmadi…
Anne hotlio arabasi var sen biliyormusun diyip duruyordu, anlamiyordum ne demek istedigini. Gecen Didem’cigimin Utku’sunun arabasiyla oynuyordu, arabanin altini cevirince, benim hotlio arabam var diye sevincten zipladi yerinden:) Kastettigi Hot Weehls’ miste biz anlamamisiz. Dün doktordan cikinca alisverise gittik, hadi dedim morali düzelsin, sevinsin biraz, kücük bir araba secti kendine. Gece onunla yatti…
Allah’im onu öyle nefes alamaz vaziyette görmek ne kadar üzücü, caresizlik cok kötü bir sey…Allah hepimizin cocugunu bagislasin bize, hep saglikli, mutlu olsunlar. Pakistan’da camurda yatan cocuklari gördüm bu sabah agladim, Allah kimseyi böyle felaketlerle sinamasin…
Birde ikinci kez izledigim “Öyle bis gecer zamanki” var caresizlik, üzüntü deyince. Izlememistim hic annem izledigi icin takildim öyle gecen hafta. Stres oldum izlerken, üzüntü, gözyasi… Onlarin caresizlikleri beni gerdi, cocuga üzüldüm falan, izlemiycem bir daha dedim kendi kendime…
Kocaman bir yil daha gecti ömrümüzden, acisiyla, tatlisiyla… Sürprizlerle dolu bir yil… Leon Can’in hergünün sahit olmaya deger oldugu bir yil… Allah cocuklarimiza, bize saglikli mutlu bir yeni yil göstersin, felaketler hic olmasin, tatillerimizi Türkiye’de gecirelim, New York’a gitmek istiyoruz, gidebilelim… Kisacasi ne diliyorsak olsun…
Hepinize mutlu seneler…
23 Aralık 2010 Perşembe
Kreste cis meselesi, tamamlanan projeler, Leon Can'dan son haberler
Anneanne geldi, sevincliyiz, mutluyuz:) en mutlumuzda Leon Can, “anane komm, beraber puzzle spielen?” diye geziyor ortada. Iki gündür karalar bagliyor krese giderken. Hic gitmek istemiyor, „ich will bei anane bleiben“ diye oturup agliyor merdivende. Bizde gitsin diyoruz uzun süre ayri kalmasin kresten, dönmesi zor olur sonra. Havaalanina gitcekmis anneanneyle, oradanda hooop Türkiye’ye, bir dahada asla gelmeyecekmis… Annem akilli cocugum diye diye bir hal oluyor (hehe Leon Can’in cildirmis halini bilmiyoda ondan):) Anneanne iki tane mini Bakugan’la bir Bumble Bee getirmis, Bumble Bee Noel hediyesi, Bakugan’lari elinden düsürmüyor. Yanlizca hayatimda gördügüm en sacma oyuncak diyebilirim, hap yap para kap misali! Neyse iki tane minik top, zaten anneme sadece iki tane fazla degil diye tembih etmistim, miknatisli bisiy, demire degince sak diye aciliyor. Bizim zamanimizda hic yoktu böyle seyler, benim kagittan bebeklerim vardi, kagittan elbise takardim falan yani. Böyle Bakugan, Transformers falan, neler var simdi yav. Gecen Toys’r’us in reklaminda yesil bisey gösteriyor bana, „Efsuun ich liebe das“ diyor, seviyomus akillim gösterdigi seyi. Ne o peki Leon Can dedim, „das weiss ich noch nicht“ (henüz bilmiyorum) diye cevap geldi :S Ben 10 saatiymis sonradan ögrendik ailecek! Henüz cok erken böyle oyuncaklar icin, hic almasak daha iyi. Bizde sadece iki Bakugan bi Transformersla idare ettik olayi. Ah bide Lightning Mc Queen varki sormayin gitsin, puzzellari, arabalari, su bardaklari falan derken ölüyoruz Lightning’e :)
Onun disinda ayaklarimiz agriyor hemen hemen her gece, Thomas Noel yeni yil arasi izinli, götürsünde bi kan tahlili yapsin doktor. Neredeyse her aksam uyaniyor agla agla bir oluyor, sicak ot yastigini isitip koyuyoruz ayaklarina falanda anca sakinlesiyor. Cok hareketli yerinde durmuyor, aksamda böyle acisi cikiyor iste.
Bugün krese gitmedi anneanneyle evde olmanin keyfini cikariyor. Sabah beraberce süper bir kahvaltidan sonra puzzle yapmislar. Bende isten firsat buldugum anlarda yaziyorum, bazen öyle bir an geliyor bilgisayara aylarca uzak kalasim oluyor.
Dün aksam face’e video yükleyeyim dedim, olmadi 1 saatlik ugrasidan sonra baglanti problemi gösterdi. Vazgectim bende yüklemekten. Dün müzik okulunda gösterimiz vardi, Noel tatili öncesi gösterimiz.
Of yaa yine bir yazimi bir kerede bitiremedim… Kaldigim yerden devam edeyim… Müzik okulu Noel tatiline girdi. Bu hafta evdeyiz, yarinda kreste son günü iki hafta evde Leon Can anneanne ve babayla birlikte. Annenin calisip para kazanmasi lazim geliyor:(
Gecen Cuma aglamis yine kreste, basim agriyor diye erkenden aldim getirdim eve. Pazartesi yine ayni sey, birde annem almaya gitmisti, yürüyecek hali yokmus cocugumun bütün yol boyunca aglamis, kucaginda getirmis annem eve, kopmus kollari. Hemen arkalarindan ben geldim eve, hala agliyordu, yatagima yatir beni dedi, yatirdim aninda uyudu. Yaklasik 3 saatlik bir uykudan ates icinde uyandi, kipkirmiziydi surati… Atesi 39 un üstündeydi.Üzerini cikartip atesinin düsmesini bekledik düsmeyince ates düsürücü surup verdik. Annem atesi düsmüsmü diye sorunca Leon Can’da döndü bana, ates hic öyle yere düsermi dedi, hay Allah’im güldürdü bizi o halde. Onun icin dün evdeydi, bugün götürdüm yine krese, yarinda götürürüm, Cuma zaten Noel, onrada tatil kuzuya:)
Leon Can su siralar herseye küsüyor, protesto ediyor! Birdaha asla sizinle konusmuycam, siz gülüyosunuz bana diyor. Hayir biz senin yaptiklarina gülüyoruz diye aciklamaya calisiyoruz. Komik seyler yapiyor napalim:) Ama Pazartesi aksam yatmadan once tuvalette sohbet ediyoruz, ben seni cok seviyorum dedim, bende seni seviyorum diye karsilik verdi (türkce hemde:)), sonra yere bakti, ben bugün kreste agladim dedi, neden agladin dedim, ben seni cagirdim (kafasini yukari kaldirarak beni cagirmis) ama sen gelmedin, bende agladim dedi. Ögretmenin ne dedi diye sordum, odada aglamadim, bahcede yanliz agladim dedi. Aaaahhhh bu seferde ben hüngürt oldum:( Allah’im nereden aklina geliyor böyle seyler anlamiyorum, icli cocugum benim…
Ne yapalim baska caremiz yok, bir sekilde katlanicaz bu duruma… Bu duruma katlanicaz darken, kreste taa basindan beri acayip sinir oldugum birsey var. Annem Pazartesi Leon Can’I almaya gitti ya, kocaman birde torba vermisler eline. 2 pantolon, 2 kilot, üst bas, corap ve kres ayakkabilarini doldurmuslar torbaya. Hepsinin cisli oldugunu söylememe gerek yok herhalde. Sinir oluyorum her seferinde. Kac kere konustuk ögretmenleriyle, Leon Can oyuna dalip tuvalete gitmeyi unutuyor diyorlar. Evde niye unutmuyor yahu! Annem hayret etti, cocuklar öyle coraplariyla tuvalete giriyorlar, ögretmenler sokak ayakkabilariyla oyun odalarinda geziyorlar, cocuklar yerlerde yuvarlaniyorlar falan. Simdi anladi annemde neden Leon Can hergün banyoda soyunup giyiniyor ve bizde camasir hic eksik olmuyor… Ayaklarina galos falan hic birsey takmiyorlar, zaten almanlar ayakkabiyla evde gezdiklerinde kreste galos takmalari beklenemez herhalde dimi. Ben Türkiye’den galos getirdim valla, bi o kalmisti getirmedigim oda oldu yani!
Annem geldi ya benim yarim kalan projelerin hepsi bitiyor birer birer. Iki günde bir kaskol örünce anneye proje dayanmiyor tabii:) Getirmis Nako nun örgü kitaplarini aciyoruz bakalim yeni projelere yelken! Ücgen sal örecegim, posu misali, benim salyangoz temposuyla örersem takarim herhalde seneye kisa… Getirdigi iplerde süper, batik batik öyle rengarenk ama toprak renklerinde pastel tonlarinda hos renkler. Haberdar ederim bitince...
Yarin Noel, Amazon bi güzellik yaparsa Thomas’in hediyesi yarin gelir, Leon Can’inkini paket yapmak lazim, anneye tencere aldim sakin gülmeyin, ne yapayim ne alacagimi bilemedim:) Thomas Noel hediyesini cok önceden verdi, objektiv almis kameraya:) Daha yakindan cekim yapabileyim diye...
Hepinize iyi seneler…
11 Kasım 2010 Perşembe
7. Doktor kontrolümüz
5 Kasım 2010 Cuma
Bir haller var üzerimde...
11 Ekim 2010 Pazartesi
Dinazor severim puzzle yaparim, Efsun'uda ama ama diye cildirtirim:)
Bir hafta tatilin ardindan ilk is günü. Leon Can bu sabah krese gelen ilk cocuktu. Sabahin kör karanliginda el ele tutusup kostuk krese soguk diye diye.
Yarin cocugum 3 yasina girecek J Zaman ne cabuk geciyor… Benim ekimde 3 yasima gircem diyip durdu son zamanlardaJ Benim en iyi arkadasim o, kendisi öyle diyor. Efsuun ben senin en sevdiginim dimi diye sordu gecende, evet dedim öylesin. Peki ben kimin sevdigigim dedim, benim diyecegini beklerken, sende Thomas’in sevdigisin dediJ
Almancasi türkcesinden daha iyi mütemadiyen. Daha uzun cümleler kuruyor, her istedigini anlatabiliyor, anlamadigi bilmedigi bisey olursa ben anlatamiycam diyor. Efsuun gel bak ben sana göstereyim ne oynicaz diyor benimle oynamak istediginde. Bide senin canin sIkIldImI diye soruyor, oyuna yer yapiyor yani. Soruyor deyince yemek yapiyorsam eger geliyor yanima Efsunn sen yemek yapiyosunmu diye soruyor. Soru cümlelerin sonu hep böyle bitiyor! Sevdigi birseyi yerken himmm ben balik cok severim diyorJ Azicik isininca yanaklari allik sürmüs gibi kirmizi kirmizi oluyor. Gözleri ilk dogdugu kadar mavi degil hafif koyulasti, yesile dönüyor diyenlerde var ama bana gore hala mavi. Iki tekerlekli bisikletine binmeyi cok seviyor, kaskimizi takip düsüyoruz yollara. Ben polisim durun kacmayin diye bagiriyor arkamizdan. Gecen bisikletine binerken yoruldum ben büyük abiler gibi tasiycam bisikletimi dedi ve bisikletin yaninda yürüdü.
Resim, puzzle yapmayi hamur yogurmayi cok seviyor. Bide dinazorlari cok seviyor, evde üc boyutlu kitaplarina bakip duruyor, second hand pazarlarinda gidip gidip dinazorlari topluyor. Ah bide Lego’sunu unutmamak lazim, Leogo’yla U-Boot yapmayi seviyor. 5 milyon tane arbasini yatarken diziyor yatagina, kuzusunun yanina park ediyor arabalar. Gece yavascacik cikariyoruz arabalari yataktan bi yerine batmasin diye. Yeni krese basladigindan beri uyku düzeni bozuldu biraz, aksamlari ayni saatte yataga gidiyor ama uyumasi cok zaman aliyo, dün tam 1,5 saat uyumaya calisti, sonunda mizirdana mizirdana uyudu. Thomas 10 a yakin masal okuyor uyuyabilmesi icin. Bebekliginde dinledigi ninni cd sini cikardim yine piyasaya, yatarken bayagidir Bob der Baumeister dinliyordu hadi dedim belki müzik biraz sakinlestirir ama dün gece anneee yanima gel diye cagirdi gece saat 3 civari yanina gittimki toplamis yatagindaki bütün hayvanlari ben hayvanlarla sizing yaniniza gelcem dedi. Neyse hadi gel bakalim dedim ama bunun aliskanliga dönüsmesinden tirsmiyor degilim. Yataga enlemesine yattigi icin onun bizimle yatmasi bizim sifir uyumamiz anlamina geliyor. Bu arada gece uyanmalarinda yatagindan hic kendisi cikmiyor, üstelik yatagin öndeki 3 cubugunu cikarmamiza ragmenJ Terrible two sürecine hayirlisiyla bizde girmis bulunuyoruz, sudan cikmis balik gibiyim. Hani dersinizi calisirsiniz calisirsinizda sinav zamani akliniza hicbisey gelmez, aynen o haldeyim! Ama ama baslayan cümleler, ona kizmadigim halde, sen bana kisdinnn amaaa, uvaaaaa diye bitiyor!!Harvey Karp’in “Das glücklichste Kind der Welt” ini okuyorum, dönüp dönüp tekrar okuyorum. Böyle sürekli bir mizir mizir durumu var istedigi bisey olmayinca. Sonrasinda aglama, dahada yetmezse kendini yerlere atme, bakti anneden tepki yok etrafa yastik falan firlatma, tam program yani! Gecen yastiklari atiyordu yine salonda etrafa, Leon Can’cigim atma annecigim yastiklari etrafa dedim, hic güzel görünmüyor. Waruuummm? Das macht doch so viel Spaß!!! (neden, bu cok eglenceli ama!!) demezmi. Hay Allah’im yarabbim!!
Ama yinede hakkini yemeyeyim, cevremdeki cocuklari gördükce benim cocugum melek diyorumJ
Canim benim daha nice dogumgünlerini görürüz insallah hepberaber!! Seni cooook seviyorum!!!
8 Ekim 2010 Cuma
Bir haftanin raporu
Bugünün zor bir gün olma ihtimali yüksek cünkü Leon Can sabah 7 aksam 4 kalacak kreste. Anne arkadasiyla Ikea'ya gidecek, biraz kafami dagitmam lazim... Zor bir hafta gecirdim... Haftaya is temposu basliyor yine, her sürec yaninda zorluklarida getiriyor. Önce yazdigim gibi hersey alisana kadar zor ama bu durumlar beni psikolojik oluyor düsürüyor, yoruyor. Bir kres neden bu kadar yorarki insani degilmi???Bende mi bir tuhaflik var???Dün tuvalete yetisememis altina yapmis...Olacaktir böyle seyler ama onun diger cocuklarin icinde ne kadar utandigini düsününce üzüldüm...Bu sabahta Efsuuun cis kactiii diye bagirarak uyandi...
Ne zor bir sürecmis...
5 Ekim 2010 Salı
Yeni krese uyum
Bugün birakmaya gittigimde bütün cocuklar masada oturmuslar kahvaltilarini yapiyorlardi Leon Can icin yer kalmamisti oda gitti en sondaki masaya oturdu tek basina, cocuklardan uzak bir yere. Onu orada öylece birakip gitmek üzdü beni. Diger kresle kiyaslamak belkide dogru degil ama oradaki ögretmenlerin sevecenlikleri ilgileri burada yok! Cisi geldimi büyük cocuklar götürüyorlarmis onu tuvalete, umarim cabucak ögrenir kendisi diyecegim ama tuvaletler yüksek kendi oturamaz. Ah bir an evvel gecsede günler alissa cocugum yeni yerine. Ben bir bu hafta evdeyim önümüzdeki hafta sabah 7 aksam 4 seklinde olacak düzenimiz. Iste uyandi yine, Thomas yaninda... Neyse cisi gelmis tuvalete götürdük yatti yine, umarim uyanmaz bu gece...
Biliyorum henüz cok erken ama insan yinede kafa yormadan edemiyor...
27 Eylül 2010 Pazartesi
Iste geldim:)
Nereden baslasam acaba… Yazacak ne cok sey var, neler birikmis neler… Leon Can’dan baslayayim… Leon Can iyi kresinde son bir haftasi 1 Ekimde bizim evin oradaki krese geciyor, abi oldu artik;). Hayat Leon Can’la cok eglenceli geciyor:)
Yaz tatilimiz bitti, 15 gün Türkiye’deydik bunun 5 gününü Adrasan’da gecirdik. Cok cok ama cok güzeldi, bu vesileyle Sumru’cugumada cok tesekkür ederim bizi super agirladigi, oradan oraya tasidigi icin! Leon Can denizde cok eglendi suya girene kadar biraz tiyatro yapmis olsada suya girince cikmak bilmedi. Gündüz sudan cikmadik aksamda uykumuz gelince koltuklari birlestirdik, Türk usulü uyuduk:). Kaldigimiz yer cok sakin, gürültüsüz super aile ortami olan bir pansiyondu. Kalan misafirlerlede kaldigimiz bes gün icinde güzel vakit gecirdik, Leon Can’a ilgi gösteren cok keyifli bir aile grubu da vardi. Sicak bir felaketti, alismisiz bir buranin havasina, fenalik gecirdim diyebilirim. Alerji costu gitti tabii falan filan iste. Bide Leon Can’in adi oyun oynarken kendinden gecip bagira cagira oynamasindan dolayi “Vuvuzela Nuri” kaldiJ
Bir sabah uyandim, Leon Can effendi illaki disari cikacam müslimi yiyecem diye kivraniyor, tamam dedim anne üzerini degistirsin cikicaz simdi, yok ama ben simdi aciktim falan diyor. Sumru’da uyuyunca kizi rahatsiz etmeyelim dedik. Leon Can’ bak cik sen simdi cardakta otur ben geliyorum, zaten üstümüde giyinmistim o kivranirken bir tek yüzümü yikiycam, sacimi tariycam anlayacaginiz. Neyse cikti bizim vuvuzela cardakta bizim evin önünde belki 4-5 metre uzaklikta, gitti bir güzel oturdu oraya bende kapinin önünde sacimi tariyorum bir yandanda onu izliyorum. Taragi birakmaya iceri girdim, tam kapidan cikicam, bizim eglenceli gruptan bir baba tutmus Leon Can’in elinden eve getiriyor. Ne oldu kacti gittimi yoksa diye panik olurken ben anlatti adam olanlari. Megersem adamcagiz Leon Can’i cardakta yanliz görünce ne yaptigini sormus, oda annem uyuyoda bende ciktim burda oturuyorum demis, adamda birakilirmi bu yasta cocuk yanliz diye eve getirmis. Oooo Leon Can’in annesi sen yat, bu cocuk öyle otursun tek basina diye bi de güzel kibarca azarladi beni. Valla ben yatmiyodum bak simdi kapidaydim zaten falan darken, benim vuvuzela Nuri atma konusundaki yetenegini bir güzel sergilemis olduJ
Onun disinda 10 günümüz Ankara’da gecti. Leon Can Ankara’daki evi cok seviyor. Efsuuun bu ev cok güzel burda kalalim biiizzz dedi durdu dönene kadar. Anneannenin bamyasini yedi, cok sevdi hep bi tabak daha istedi, tabagini alinca “danke schön”, yemek bitince “afiyet olsun, eline saglik” dediJ Bamya yiyen cocuk olurmu yav, ben yemezdim örnegin kücükken! Genclik Park’ina gittik yine, Ramazan dolayisiyla bircok etkinlikler vardi panayir yeri gibiydi, Leon Can’i gündüz uyuttuk aksamda felekten bir aksam calalim dedik anne oglan, dede anneanne torun seklindeJ Cok eglendi Leon Can, gündüz uyudugundan oldukcada formundaydi aksam. Genclik Park’inda parali binilen oyuncaklarin disinda bir sürü ücretsiz kullanilabilen, tam onun yasina uygun oyuncaklar vardi. Oyuncaklarin basinda gencecik kizli erkekli palyacolar vardi ve cocuklara karsi cok cana yakindilar. Palyacolarin kizli erkekli olmalarina sasirmadim desem yalan olur. Bence durumu cokta iyi olmayan üc bes cocuklu aileler icin super bir fikirdi.
Dönerken Leon Can cok agladi, ben dedeyle kalicaaaammm, gitmiycem eveeee diye hüngürt salya sümük oldu… Noel de Thomas’la gidecekler büyük ihtimal, bu sefer ben yanliz kalicam evde…
21 Temmuz 2010 Çarşamba
Basliksiz
Yazma tembelligi sardi yine heryanimi. Havalar sicak, isler cok derken bayagi bosladim blogumu…
Leon Can köfte cok sevdiginden aksam köfte vardi menüde. Önce Thomas’a döndü köfteleri onun yapip yapmadigini sordu, oda anne yapti deyince, benim anneannemde böyle köfteler yapardi dedi ve bitirdi bizi:) Hem cok duygulandik, hemde cok sevindik annenannenin mikroskobik köftelerini unutmadigi icin:)
Ne kadar saf ve temiz duygularla seviyorlar degilmi… Hic bir cocuk canavar dogmuyor aslinda, biz onlari canavarlastiriyor ve hayati kendimize zehir ediyoruz. Dün Leon Can biraz halsizdi yaklasik 5 saat yatti ögleden sonra. Bende aksam erkenden yatmayacagini bildigimden parka götürdüm onu, biraz yorulurda yatar eve gelince diye. Ilk defa aksam 19 civari parktaydik. Iki tane Türk kadin ve onlarin cocuklari vardi bizden baska. Önce Leon Can kendi basina oynadi sonra bana anneeee diye seslenince kadinlar benimde Türk oldugumu anladilar ve sohbet etmeye basladik. Böylelikle bir süre sonrada cocuklar beraber oynamaya basladilar. Onlarin cocuklari büyüklerdi Leon Can’dan ve encok o annelerin cocuklara bagirtisi duyuluyordu. Leon Can uyumlu bir cocuk sevmez öyle bagrisi cagrisi, stress olur hemen, uzaklasir o ortamdan. Baktim benim kücük adam uzaklasti cocuklardan, ama bir tanesi onu rahat birakmadi üzerine kürek kürek kum atti. Anne tabii bagris cagris, yapma, etme derdinde ama cocuk onu hic sallamiyor. Leon Can anneeee diyip pantolonunu gösterdi, bak dedi her yanim kum oldu. Tamam annecim eve gidince yikariz önemli degil dedim ama öteki cocugu bogasim geldi annenin elinde sigara zar zar bagiriyor, cocugun umurunda degil!! Böyle bilerek zarar veren cocuk tipleri vardir ya öyle cins bir cocuktu bu iste. Bunlari soylari safkan olan Türk’ler mi (Sevda Demirel’e sorusturma baslatilmis ya sperm bankasindan hamile kalinca soyumuz tehlike altinda diye!!??),
Yukaridaki komsumun kocasi cocuklara, iki kiz cocuklari var, biri 3, digeri 2 yasinda, cocuklara küfür ögretiyormus yav, hayret birsey Leon Can’in onlarla oynamasini istemiyorum artik. Hemde hic agza alinmiycak küfürle, salak, aptal falan degil yani!!! Asosyalmi ne bu insanlar yaaa, Cocuklar size biri birsey yaparsa böyle küfür edin diyormus, sapikmidir nedir. Karisida salak kabullenmis durumu!!! Ay ben daraliyorum böyle seyler duyunca.
Leon Can’i pamuga sariyim cikmasin icinden degil benim derdim ama böyle insanlarada katlanamiyorum! Bende sürekli bir killanan adam durumu var böyle insanlara!