28 Mart 2010 Pazar

Nefis bir kek tarifi




Yapali cok uzun zaman oldu ama bir türlü paylasmak firsat olmadi. Hayatimda yedigim en iyi keklerden biri. Kek Cafe Fernando'nun, oradan bakabilirsiniz nasil yapildigina, birebir uyguladim Cenk'in tarifini ve sonuc gercekten görülmeye ve tadilmaya deger oldu:) Afiyet olsun!

Sevgiler ve iyi haftalar...

25 Mart 2010 Perşembe

Haftanin gicik olunan olaylari

Hemen hic durmadan yazayim dedim... Bu sabah Tayyip Erdogan'in Almanya'da tartismalara sebep olan fikirleriyle basladim güne. Almanya'da Türk okulu acilmasini, ve hatta burada sadece Türkce egitim verilmesini istedigini belirtmis. Her vatandasin dilini, dinini, irkini, gecmisini ögrenmesi gerekliliginden yola cikilarak düsünülmüs bir istek ama bence niyet belli. Burada acacagi dini okullarin temelini atmaya calisiyor! Türkiye'de gizliden yapilan burada aleniyete dökülecek. Benim yurdum insanida hazir zaten, potansiyelde var iste daha ne isterki insan! Ben cocuguma, dininide, dilinide, irkinida kendim ögretirim kardesim! Kimseye ihtiyacim yok yani! Bu isimde calismadan önce bir Türk okulunda etüd ögretmenligi yaptim, biliyorum nelerin ne maksatla yapilmaya calisildigini!

Simdi bu sabah böyle basladiya dün aksamda ayni böyle gicik bitti! Dün salsa okulu olan arkadaslarimizin provalarini izlemek icin attik kendimizi sokaklara. Prova bir yunan restoraninin arka salonunda olacagindan hadi provadan önce birseyler yiyelim dedik. Gectik bi güzel oturduk yerimize. Aa bide baktim karsi duvarda bi harita kocaman harflerle gercek Yunanistan yaziyor üstünde, harita okullarda hani tahtaya asilir ya dev gibi, öyle birsey iste. Bide baktim Ege, Marmara demeden cizmisler bir güzel sinirlari! Hadi Yunanistanli arkadas asmis haritayi neyse, o onun ayibi ama dönerci görüyorsun sokakta tabelasinda sözde kürt devletinin haritasi, gitmis bizim bütün dogu bölgesi. Yunanli almis Ege'yi, Marmara'yi, Kürt kardesler de doguyu, bizde hani bana hani bana demisiz!

Anlayacaginiz dünden beri killanan adam pozisyonunda geziyorum haberiniz olsun:)

23 Mart 2010 Salı

Doktor ziyareti


Hay Allah havalar isindi, cosalim sokaktan iceri girmeyelim derken, dün sabah bir kalktim daha dogrusu kalkamadim, aa yürüyemiyorum!!! Sag bacagimi basamiyorum yere!!! Neyse zar zor pantalonumu giydim ilerleyen saatlerde acilir umuduyla bindim arabaya gittim ise, keske gitmeseymisim. Her neyse bugün ortopedistten randevu koparmayi basardim ve gittim doktora. Türkcesi ne bilmiyorum ama "iliosakralgelenk" denen vede latincesi "articulatio iliosacralis" olan bir eklem yeri deforme olmus dogumda!!! 2,5 senedir ara ara agrilarim oluyordu ama bu kadar olmuyordu. Herneyse bugün evdeydim onun icin. Hava cok güzeldi dolastim biraz doktordan sonra, bol bol hareket önerdi doktor. Doguma hazirlik kursunda ögrenmistik bu eklem yerini, dogumda acilip dogumdan sonra tekrar eski haline gelen bir eklem. Benim sol tarafim eski haline dönerken sag acik kalmis biraz, ara ara agrimasinin sebebi buymus yani.


Bahar motive etti, ektim yine maydanozumu, feslegenimi. Yarin frenk soganimi ve ciceklerimi ekecegim. Kilerden biraz gec cikardigim krokuslar yeserdiler. Mutfaktaki biberiyeyi balkona cikardim, kücük masamizi sezlonglarimizi koyduk balkonumuza.


Leon Can güzel günler geciriyor Ankara'da. Sanki daha fazla Türkce konusuyormus gibi geliyor bana ya bakalim gidince görecegiz. Dün komsunun Ford arabasini görmüs, "mama kommt, mama kommt, oleeey" diye delirmis:) Neyseki aglamamis! Az kaldi haftaya bugün evdeyim kismetse:)
P.S: Resmin yaziyla pek bir alaksi yok gibi görünsede baharla costugumuzun resmidir:)

19 Mart 2010 Cuma

Az kaldi...

Hastalik hastalik baydim sizi… Bugün güzel seylerden bahsedeyim biraz, baharin sanki birazda olsa gelmesi gibi. Hava o kadar güzelki, bugün neredeyse 20 dereceyi gösteriyor hava sicakligi. Haftasonu nasil olacagini hic söylemeyeyim en iyisimi, yine karanlik yine yagmur haberleri haberleri var haftasonuna. Icimiz aydin olsun deyip avutuyoruz kendimizi ne yapalim:) Ben birazdan isten cikicam, yavastan alisverisimi yapip eve yollanicam. Evde yanliz olmanin avantajlarindan birisi vede en cok hosuma gideni evin neredeyse hic kirlenmiyor olmasi:) Ama bugün bir temizlik fasli bekler beni evde, yarin Thomas geliyor ya hafta sonuna birsey kalmasin yapacak. Thomas deyince gelsin haftaya Stuttgart’a Troja’yi izlemeye gidiyoruz cokta merak ediyoruz. Cok güzel oldugu yönünde duyumlar aldik ya bakalim, anlatirim izlenimlerimizi.

Leon Can iyilesti bu arada. Her telefonda sarki söylüyor annesine, deliler gibi gülüp egleniyor dedeyle. Onu öyle duydukca benim de icim dahada rahatliyor:)

Ben ayin 30 unda Ankara'dayim, Ankara'daki anneler Banu, Hande, Cafe Anne Yazar (galiba sende Ankara'dasin) mutlaka görüselim oldumu. Biz size uyariz nezaman bulusmak isterseniz, size ne gün uyar yazin hep beraber bir karar verelim oldumu.

Hepinize sevgiler...

16 Mart 2010 Salı

...

Merhaba arkadaslar, moralimin bozuk oldugu anlarda beni yanliz birakmadiginiz icin hepinize cooook tesekkür ederim!!! Leon Can’in durumu bugün daha iyice, en azindan dün degil evelsi günün gecesinden beri hic kusmamis. Hep yatmis baygin bir vaziyette ve litrelerce su icmis. Gece uyanip „anane wasser, wasser“ demis durmus. Bugün sabah annem simit isitmis ona, ise gelmeden önce aradim, simiti kemiriyormus elinde. Yanliz dün aksam bir ara webcam i actik göreyim dedim nasil oldugunu. Süzülmüs gibi geldi bana, gözlerindeki canlilik gitmisti sanki…Hic konusmadi benimle, öylece ekrana bakti üzgün üzgün… Benden gelirken bir tek kepce getirmemi istedi o kadar. Ben cok fazla etkilenmeyecegini düsünüyordum ama kizgin galiba bana yaninda degilim diye:( Neyse az kaldi iki hafta sonra Türkiye’deyim kismetse, idare edicez artik. Yaninda annemler var, Thomas var…

14 Mart 2010 Pazar

Dakika bir gol bir...

Cuma günü gitti bizim evin erkekleri Türkiye'ye. Bende bekarligin tadini cikarayim derken cumartesi Leon Can'in bütün gece kustugu haberiyle tedirgin oldum. Kusmaya birde ayni gün hafiften ishalde eklendi hih dedim simdi tam oldu iste. Thomas kardesimle Istanbul'da, Galatasaray macina gitti, bu gece yola cikiyorlar eve dönmek icin. Leon Can'da bugün ishal yok, cünkü midede hicbirsey yok ondan, birde biraz atesi cikmis. Bende burada merakta öyle... Bütün gün yatmis öyle baygin baygin, zavallim halsiz düsmüs tabii. Böyle bir durum bizi bile ne kadar etkiliyor. Neyse aklim hep orada her saat basi ariyorum durumunu soruyorum. Ates kesici surubundan verince rahatlamis biraz muz yemek istemis, yarim muzdan sonra yarimda elma yemis. Gözlerini kapatmis uzanmis yataga:(

Kendime kizsammi, yoksa buradada olabilirdi diye tesellimi etsem bilemiyorum... Zor bir durum, eger yarinda durumunda bir degisiklik olmazsa doktora götürecekler annemler. Ah canim benim bizde yokuz yaninda, neyseki baba bu gece dönüyor Ankara'ya. Insanlar zaten kücücük cocuk gönderilirmiymis diye tavir almis durumdalar, onlarada malzeme olduk simdi:(( Insallah yarina birseyi kalmaz, haberdar ederim sizi...

Herkese iyi haftalar...

2 Mart 2010 Salı

Birazda benden

Yine biraz nefes almaya vakit var… Sabah kalktim hava kapali yine ama Allah’tan ise gelirken aydinlanmis oluyorda hava, baharin yavastan geldigini hissediyor insan. Birde bütün marketlerde satilan Paskalya süsleri, cikolatalari hatirlatiyor bana baharin geldigini. Hep Leon Can hep Leon Can birazda kendimden yazayim dedim:) Su siralar neler okuyorum ondan bahsedeyim, bir kac kitabi ayni anda okudugumdan (tipik ikizler galiba;)) bitmesi cooook uzun süren kitaplar okuyorum su anda. Cocuk egitimi, Montessori, Yiyorum Büyüyorum, derken arada kendim icinde bir kitap okuyorum ama bitmek bilmiyor acikcasi. Julie&Julia yi okuyorum ama sIkIldIm dogrusu. Cok miy miy miy bir anlatimi var, hadi basladim bari bitireyim diyorum ama iih zor bu gidisle. En heyecanla okudugum tek kitap Angels&Damons’di, Dan Brown’in bir gecede okudum. Leon Can’a hamileydi gözelerim patlaya patlaya okumustum, Thomas her uyandiginda kafayi yiyip yemedigimi sormustu:)

Annem Yiyorum Büyüyorum’u getirmisti, cok güzel bir yemek kitabi cocuklar iyin, tavsiye ederim. Okudugum cocuk gelisimi kitaplarinin faydasi oldu Leon Can’in egitimine. Tabii anne ve baba ayni anda hereket ederse faydasi oluyor bir egitimin. Bizde Thomas’a bunu sIk sIk hatirlatmak gerekti. Sinirlarini koyamiyordu Leon Can’in ama simdi daha iyicegiz. Hem baba hem cocuk bayagi bir yol katettiler:).

Güzel bir kaskol örüyorum koyarim fotografini. Hep böyle diyorum unutuyorum sonrada. Lahana kaskol firfir firfir takarim artik. Pazartesileri Ezel’i izliyoruz ailecek, ailecek derken Thomas ve ben sadece, Leon Can’in o saatte poposunda pireler ucusuyor:) Düsünüyorumda pek baska bir sey yapmiyorum dinleniyorum bol bol. Tatile ihtiyacim oldugunu hissediyorum yavas yavas. Türkiye’ye gidecegimize seviniyorum, Leon Can’a valiz ariyoruz, karar veremedik ne alacagimiza. En sonunda siradan bir valiz alip cikicaz isin icinden. Incik cinciga gerek yok öyle diye düsünüyorum.

Degisik yemekler deniyorum su siralar, gecen gün mantarli balik tava yaptim güzel oldu. Balik hergün yesem hiiiic hayir demem. Pazar günü cakma icli köfte yaptim firinda, cevizli falan, ama iki dilim yedim sadece:( Türkiye’ye gidene kadar bir kac kilo vereyim diyorum kendi kendime… Ah ne yapicaz bu kilolari bilmiyorum yani… Weight Watchers’a mi katilsam acaba, yok canim ben kendim basaririm diyorum ama demekle kaliyor sadece. Hamilelikten önceki kiloma döndüm ama dahada kilo vermek, Almanya’ya ilk geldigim zamanki kiloya ulasmak istiyorum. Bunun icin tam 10 kilo vermem lazim:( Imkansiz galiba…

Simdilik bu kadar, su siralar fotograflari laptopa atmaya üsendigimden pek fotografsiz oluyor yazilarim. Leon Can’in fotograflarini koymama annem cok karsi geliyor, herkes görüyor, nazar degecek diye:) Örgülerimin, Leon Can’la yaptigimiz el islerinin fotograflarini cekiyorum ama laptopa atmaya adam lazim. Bu aksam vakit ayirip biraz reklendirelim blogumuzu…

Benden simdilik bu kadar, ara ara yazdigim yazimin sonuna geldim.

1 Mart 2010 Pazartesi

Diyaloglar...

Kresten dönüyoruz, Leon Can tembellik yapip yürümek istemiyor:

-Mama, willst du Leon Can tragen? (anne Leon Can'i tasimak istiyormusun?)
-Yok annecim, kocaman abisin, yürüyebilirsin.
-Uaaaaaa!!! Trageeeennn!!!(tasiiiii!!)
-Iyi tamam gel ama sen cok agirsin ben seni nasil tasiyayim??
-(aglama kesilir) Mama komm schon, du schaffst das, ja. Also...(anne hadi sen basaririsin bunu, hadi bakalim)
-Himmm!!??

Leon Can legolari birlestirip tabanca yapar, aslinda hic öyle oyuncagi yoktur, anne, baba gicik olur bu duruma:

-Disst, dissst (ates ediyor)
-Thomas bu cocuk ne yapiyor, hani burada ates edilmeyecekti, oynamayalim biz bu cocukla!
-Neiiin Mama, das ist ein Fisch, blup blup ein Fisch, blup blup ein Fisch!! (hayir anne balik bu der ve eliyle dalgalar yapar)

Hergün yeni birseyler ögretiyor bu cüce adam bize. Cok ceneli ve cok hareketli. Bugün markette dolasirken, kreste yeni ögrendigi sarkiyi söylüyordu, bir yandanda cadili falan bir masal anlatiyordu. Kasaya geldigimizde önümüzde duran adam "anlatacak ne cok seyi var ufakligin" dedi, evet dedim uyumasa o zamanlarda bile anlatip duracak neredeyse. Konussun konusabildigi kadar:)

Konusma deyince, biraz biraz Türkce cevap vermeye basladik sanki. Yemegi bitince doydum diyor, kendi kendine, ah birde babasi ögretmis Türkce eline saglik diyor:) Himm sonra bu kimin diye sorunca benim diyor yine Türkce. Türkce cocuk sarkilari söylüyoruz, fis fis kayikciya katiliyor ama okadar baska sarkiya katilmadi henüz benim söylememi istiyor. Almanca cocuk sarkilarini kendi kendine söyleyip geziyor:)

Puzzellar aldik bir sürü, her aksam puzzel yapiyoruz. Eslestirme oyunlarinida seviyor, insaat araclarina, kepce, vinc gibi cok ilgi duyuyor. Ise giderken yolda arabalari sayiyoruz, polis arabasi, cöp kamyonu renkleriyle sayiliyor. Renkleri daha cok anne söylüyor:)

Günler gecip gidiyor böylece. Kiyafetler kücülüyor, ayaklar büyüyor. Artik Leon Can kocaman abi oluyor:)


Ah bu arada evimize 5 dakika uzakliktaki bir krese kaydimiz kabul edildi:)) Cok düsünüyorduk ya kabul edilmezse ne yapariz diye. Simdi gittigi krese orada oturmadigimiz icin ancak 3 yasina kadar gidebiliyor, sonra burada bir krese gitmesi gerekiyor. 1 Ekim'de baslayacak kismetse, bakalim nasil alisacak buradaki krese. Simdiki kresine cok alismistik, zor olacak biraz...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails