Leon Can’in yarin dogum günü:) Benim minik kurabiye iki yasini bitirip üce girecek hayirlisiyla. Zaman ne kadar cabuk geciyor. Cocuklarimiza bakinca anliyoruz günlerin birbirini nasil kovaladigini degilmi…Yukaridaki fotograf dogumdan yarim saat sonra falan ebe Agnes tarafindan cekilmisti, simdiki haliyle hic mi hic alakasi yok:) Leon Can 4030gr dogmustu, 53 cm di ve 36 cm kafasinin cevresiydi. Ah Thomas suna bak minicik dedigimde ebe, neresi minik rahat 4 kilosu var demisti tartmadan önce, dedigi dogru cikti:)
Simdiye kadar hic anlatmadim nasil dogdugunu Leon Can'in, yarinki dogum gününe özel anayim bir o günleri… Doktorum aslinda 8 Ekim’e gün verdigi icin annem erken gelmisti Türkiye’den. Hepimiz bekliyorduk ne zaman gelecek minis diye. Insan ilk dogum olmasindan ötürü hic bir tecrübeside olmayinca bilemiyor ne ne zaman baslayacak. O kadarda kursa gitmistik oysaki:)
10 Ekim’de benim sancilarim biraz baslamisti sanki, otururken falan rahatsiz oluyordum, hadi bir hastaneye gidip gelelim dedik. Gittik vede geri döndük tabiiki, sancilar kandirmis beni. 11’inde de yine öyle sancilarla gittik hastaneye, evde gelen sancilar, CTG’ye baglaninca yok oluyorlardi. Heyecandan herhalde deyip yine döndük evimize ama 11’nin gecesi Thomas’la hic uyumadik, sabaha kadar sancilar gelip gelip gittiler. En sonunda sabaha karsi 10 dakikada bir gelmeye baslayinca koyulduk yine yola. Ramazan bayraminin ilk günüydü 12’si ve biz sabah 7.00’da hastanedeydik. Iki büklüm vaziyette caldik dogumhanenin kapasini, ebe Adelheid acti kapiyi. Adelheid denince aklima hep Heidi’nin gicik mürebbiyesi gelir aklima, öylede biri varmi o cizgifilmde onuda bilmiyorum ama ebe tip itibariylada aynen öyleydi:) Velhasil bizi iceri almadi, icerisi dolu seninde vaktin var daha zaten dedi. Ben bi sinirle disarida oturmaya basladim, Thoma annem ne yaptilarsa sakinlestiremediler beni gicik olmustum bi kere! Neyse arada yaklasik bi yarim saat gectikten sonra tekrar caldik kapiyi, bu sefer aldi bizi Adelheid teyze iceri, bagladi CTG’ye ama nafile sancilar bana göre siddetli, makineye göre yetersizdi. Adelheid bana agrilarimi dindirebilecek 8-10 tane minicik boncuk gibi bitkisel bir ilac verdi, ben tam bunlari kitir kitir cignerken, zaten minicikler disimin kovugunda bile kalmadilar, “Kind nicht kauen, schlotzen!!” “Cocuk cigneme em” diye bir kizdi bana. Kizdi derken, gercekten kizmadi gülerek tatli sert azarladi desem daha dogru olur. Adelheid’in otoriter yapisinin altinda acayip güven veren birseyler vardi. Neyse bir sürüde sorular sorduktan sonra, beni orada tutmaya karar verdi.
Ondan sonra basladi benim icin maraton, saat basi dogumhaneye görünmek kaydiyla serbest biraktilar bizi. Hastanenin cevresini gezdik durduk aksama kadar:) En son saat 19 gibi dogumhaneye ugradimizda cok seker iki tane genc ebe beni alikoymaya karar verdiler. Dogumhane cok güzeldi, tavaninda yildizlari andiran kücük spot lambalar vardi, benim icin onlari yakip büyük isigi azalttilar. Cok hos dinlendirici bir müzik koydular, ben üstümü degitirdim falan derken ebelerle cok hos sohbet ettik. Ben benim Türk oldugumdan onlarda, Antalya’da ne kadar güzel vakit gecirdiklerinden bahsettiler. Sonra saat 21 civari vardiya degisti ve ebe Agnes geldi. Agnes süper bir ebeydi, ben gercekten sansliydim:) Annemle Thomas’a kahve getirdi, istediginiz gibi rahat davranin falan dedi. Ben yatakta sanci cekerken, Thomas’la annem yatagin basucunda, yanimizda getirdigimiz kurabiyelerden kitirdatip kahve iciyolardi. Komik bir görüntüydü:) Agnes vardiyayi devralinca acilmanin sabahtan beri sadece dört santimetreyi buldugunu tespit etti ve sunni sanci ile daha cabuk olacagina karar verdi. Serum takildiktan sonra, sancilar siklasinca ve siddetlenince agri kesici olarak Buscopan vurdu bana, sanki biraz iyi geldi agri kesici. Edidural anestezi istemedim hic, igneden korkarim ben, sezeryanla dogumuda o yüzden istemistim, Leon Can 38. haftada Allah’tan dönmeye karar vermisti, yoksa oturuyodu öylece karnimda ve az daha sezeryan olacaktim:)
Bence dogum cok cabuk oldu, suni sancidan sonra hizla gelisti hersey, Agnes ve Thomas acayip gaz verdiler dogum boyunca, annem hep terimi sildi, her bir koldan idare ettiler beni:) Bence korkulacak hic birsey yoktu dogumda, süper gecmisti o kadar sanciya ragmen. Saat 23:04'te minisimi verdi ebe kucagima, ah gülüm minicik öyle ne kadar güzeldi. Hayatimin en güzel günüydü, en mutlu oldugum andi ve hepimiz agliyorduk mutluluktan. Ondan sonra hergün Leon Can’a her baktigimda, bazen beni cildirtsada:) onu öyle icime sokasim geliyor. Bana kuzuuum, anneeemmm diye sarilinca kalbim yerinden cikiyor sanki:) Cuma günü firinda somonu yiyince “En büyük mama, en büyük mama!” tezahürat yapti güldürdü bizi kerata:)
Seni seviyorum boncugum, sen benim en kiymetlimsin, nice saglikli, mutlu, hep beraber gecirecegimiz yillara….