30 Kasım 2009 Pazartesi

...

Bir bayram daha gecti ömrümüzden… Yazmistim ya bu sefer kardesim buradaydi,güzel vakit gecirdik ve veda zamani geldi catti… Bugün dönüyor eve hayirlisiyla, gecenin köründe Ankara’da olacak kismetse. Leon Can dayisinin burada olmasinin tadini tm anlamiyla cikardi diyebilirim, birde önceye nazaran sanki biraz daha fazla Türkce konustu gibi. Sevindim bu duruma cünkü Leon Can cogunlukla Almanca’yi tercih ediyor, herhalde konusmak icin onu secti. Ama en azindan anliyor beni:)

Ikea’daydik, topladik ivir zivirlari geldik eve, cikolatali kurabiyeler aldik ama yemedik, hepsi valizde. Cok güzel yilbasi süsleri vardi, hemde cok ucuz fiyatlara. Ben zaten almistim agaci sülemek icin toplari onun icin almadim ama keske almasaymisim önceden dedim yani. Rengarenk kirmizilar, gümüsler, yaldizlar… Cok güzeldi dogrusu, birde saksida minik cam agaclari vardi, sonradan bahceye ekmek icin, güzel fikir dogrusu. Her sene onlarca cam agaci heba oluyor yilbasi ugruna, bizim agac ise yapma agac. Gercegini koyarmiyim hic eve… Ufak yapma bir agac aldik yapi marketten, her sene süsleriz dedik. Ben süsleyecektim simdiden dayanamayip, Thomas Heiligabend’da süsleyecegiz dedi. Sahi dimi Christkind gelip agaci süsleyip hediyeleri birakip gidiyordu. Simdiye kadar hic agacimiz olmadigindan bilemedim. Bu sene Leon Can icin yapiyoruz zaten, bizim bayramlari nasil biliyorsa Noel’i de bilsin:) Hem hediyelesmek güzel bir sey…

Su birkac gün icinde ne kadar gezilirse gezdik iste, Karlsruhe’nin bir kac görülecek yerini dolastik. Weihnachtsmarkt’ta (yilbasi pazari) Glühwein (sicak sarap) ictik sicacik. Leon Can kreste ögrenmis, “Mikolaus, Mikolaus dreh dich um…” diye sarki söyleyerek gezdi pazari, Mikolaus’dan kasit Nikolaus tabiiki:) Dün 1. Advent idi, yaktik ilk mumuzu, Leon Can karsi komsuda acti Advent takviminin ilk kapisini, sekerli bir sey cikti icinden pek memnun kalmadik:( Cevremizde sürekli gördügümüz bir sey bu cocuklara nedense tatli seyler verince sevindirecegiz zanneden pek cok insan var. Ikimizde gicik olduk, Thomas “neden sormazlarki anneye babaya” ne kadar gicik oldugunu gösterdi! Bizim takvimden ise bir adet aslant seklinde parmak kuklasi cikti:) Bugünde bir adet mini otomobil. Aslinda ayin 1.nde baslamamiz gerekiyordu takvime, 24 tane kapi var acacak 24 ü ise Noel. Bizim kapilar iki gün erken bitecekler. 24 kapinin 2 sini actik, bakalim geri kalanina ne koyacagiz. 6-7 adet daha parmak kuklamiz var, Ikea’dan almistik. Ah birde söylemeyi unuttum, cok güzel el kuklalari satiyorlar Ikea’da tanesi 3,50€, kocaman hayvan seklinde hepsi ve komik suratlari var:) Esek, timsah ve tavuk aldik. Leon Can cok sevdi, onlara sarki söylettiriyor falan, gece eline takip Alis’e masal anlattiriyor. Fantazisi gelisiyor böylece:)

Bugün ise gelip alacaklar beni, buradan Stuttgart’a gidecegiz. Umarim aciktir yollar… Bakalim Leon Can ne yapacak, aglayacakmi, bakalim biz ne yapacagiz… Tek tesellimiz yakinda annenim gelecek olusu:)

Buraya bizi ziyarete gelenlere soruyorum burayi nasil bulduklarini. Temiz, düzenli ilk cevaplari oluyor cogunlukla, yesil birde tabiiki. Birde su insanlarin suratindaki ifadeye bak oluyorlar cogunlukla. Velhasil kardesiminde dikkatini cekmis, alisverise gittigimiz süpermarkette insanlara bakmis, hepsinde bir memnuniyetsizlik söz konusu galiba diye düsünmüs. Bense göre göre ne kadar alistigimi farkettim onun söylediklerine karsilik. Insan herseye alisiyor degilmi, iyi kötü farketmiyor…

Benden simdilik bu kadar, umarim güzel bir bayram gecirmissinizdir, iyi bir hafta diliyorum hepinize…

26 Kasım 2009 Perşembe

Italya, Montessori, Kurban bayrami...

Dün hem kardesim Italya’dan hemde kitabim Amazon’dan geldi. Aksam almaya gittik kardesimi, yol bayagi kapaliydi, Stuttgart’a gidisimiz neredeyse iki saati buldu, kaza olmus yolda. Sonra havaalanina vardigimizda Leon Can ucaklari gördü cok heyecanlandi, „Papa guck mal Flugzeug, guck Papaaaa, fliegt Ankara“ dedi durdu:) Ucak Ankara’ya gidiyormus yani. Sonra Hüseyin’i bizi beklerken gördüm, Leon Can önce sasirdi, karar veremedi ne yapacagina. Hadi kos bak Hüs gelmis dedim, Hüsüüün diye kostu birden kollarini acip:) Sonra eve geldik, saat neredeyse 8’i bulmustu geldigimizde. Gel Hüsüün Lego oynayalim, araba oynayalim diye tutturdu. Dün aksamki yatisi tabii 9’u buldu bizim cikitanin. Önce Hüseyin’in yaninda yatmak istedi, sonra kendi yatagina gitti, sonrada Hüseyin’e yatacagi yeri gösterip hadi sende oraya yat dedi, o yatana kadarda bekledi:) Bugün Thomas’la ikisi kresten alcaklar onu, benide tabii, hava günesli belki birseyler yapariz diyordum ama Leon Can’in 3 gündür süren ishali planlari biraz degistirecek galiba. Evet canim biraz sIkkIn bu yüzden, Leon Can 3 gündür ishal bugün 3. Gün. Ilk gün 5 kere doldurdu altini, dün 3 kere bugünse saat daha 10:30 iki kere yapmis simdiye kadar. Kreste 8 tane daha cocuk hastaymis. Bide kreste bi cocukta domuz gribi cikmis Allah’im yarabbim dün söyleyince ögretmen sok oldum. Doktorunu aradim, arayacak geri bizi, bakalim ne diyecek…Iki gündür kuru ekmekle muz yiyor zavallim, dün ona patates-havuc corbasi yaptim, yagsiz, tuzsuz. Yedi ama bu sabah yine ise gitmeden doldurdu altini. Ishalede baska ne yapilirki degilmi… Bol bol su iciyor zaten, kuru ekmek peksimet yiyor. Biraz önce kresle konustum, hasta gibi görünmüyor ama yinede herzamanki gibi degil dedi ögremeni. Normalde kurulu oyuncak gibi kosup dururdu etrafta simdi daha bi sakin diyor ögretmen. Bilmiyorum aksam alisik oldugu saatten birez gec yatti ya ondan mi acaba diye düsünüyorum. Uff ya bizimi buldu hastalikta bula bula… Neyse doktor söyler artik ne yapacagimizi.

Dün Hüseyin’i aldik dedim ya, Italya’ya gitmisti isyerinden görevli.THY ile 1500 saat süren bir yolculugun ardindan Italya’da valizini bulamamasiyla sonuclanan bir varis olmus onunkisi. Is toplantisi var, kiyafet yok falan, gicik olduk tabii. Bide annem Leon Can’a ceviz, bize Diyarbakir pestili, cevizli sucugu, hakiki tane sumak falan göndermis, bi üzüldüm gitti cevizler diye. Neyseki valizi bulundu sonunda, böyle kaybolan valizleri acip havaalaninda kontrol ediyorlarmis, gümrüge tabii bir yes varmi icinde diye. Ne sacma, kaybolmamis olsa bakmiyorlar icine. Anlamadim arkasindaki mantigi ama bizim cevizlerden yürütmüsler sinir oldum! Annem 1 kg ceviz koymus valize, evde actik alizi bi baktik delinmis ceviz torbasi. Ben dedim hayatta 1 kg etmez bunun icindekiler. Nitekin tartinca anladikki, 250-300gr kadar yürütmüsler. Cevizli sucuklara, pestillere dokunmamislar, bilememisler ne oldugunu. Halbuki birde ne kacirdiklarini bilselerdi dimi:) En komigide, Hüseyin’in kartviziti takili valizde, Sales Manager yaziyor üstünde, icindende valizin cika cika cevizli sucuk cikiyor! Aksam baygi bir güldük karizma sifir oldu dedik, sen koskoca sales manager ceviz, findik fistik tasi valizde:) Hahahaha cok komik!! Neyse sag saglim geldi ya yeter.

Yarin Kurban bayrami ilk defa bir bayrami burada ailemden birisiyle gecirecegim. Herkese cok güzel bir bayram diliyorum. Biz yarin Ikea’da gecirecegiz bayramin ilk gününü:) Sabah erkenden kahvaltiya Ikea’dayiz. Birkac geri iademiz vardi, fisini bulamiyorum ama deneyecegiz bakalim fissiz geri verebilirmiyiz diye. Sonra bakacagiz ivir zivir ne alabiliriz, neye para harcayabiliriz diye:) Yilbasi geliyor ya vardir simdi güzel seyler… Yilbasi pazari „ Weihnachtsmarkt“ bugün aciliyor Karlsruhe’de kardesime denk geldigi icin sevuindim, onuda görebilecek yuhuuu! Insan uzaktaki sevdiklerinin mümkün oldugunca yasaminin bir parcasi olmasini istiyor, ben neler görüyorsam, neler yasiyorsam, ne yiyip ne iciyorsam onlarda aynisini görsünler, tatsinlar istiyorum. Bu ayni sekilde bizi özleyenler icinde gecerli, annemin hala bogazindan gecmez örnegin evde Meftune pistigi zaman cünkü Meftune benim en sevdigim yemektir…

Kitabimda geldi „Maria Montessori - Kinder sind anders“. Dün aksam hemen biraz göz attim icine, anlasilir güzel bir anlatimi var, hos daha önsözü biraz okuyabildim ama uykusuzluktan gözlerim kapaniyordu cünkü. Simdi su bir kac okuyamayabilirim ama biraz daha ilerleyince fikrimi paylasacagim sizlerle. Benden simdilik bu kadar, 2 saat sonra mesai biter, Efsun eve gider. Cikariz belki dolasiriz biraz senenin son günesli günlerinin tadini cikaralim degil mi…

22 Kasım 2009 Pazar

Yine ortaya karisik olsun

Cok sevincliyim cünkü Italya'ya görevli giden kardescigim carsamba günü buraya gelecek ve sonra buradan dönecekk eve. Ilk defa geliyor evimize, bakalim begenecekmi evimizi, buralari... Leon Can onu görünce ne yapacak en cok onu merak ediyorum! Heyecan diz boyu. Bayramida beraber gecirecegiz, cuma günü izin aldim, yasasin cok güzel olacak:)

Leon Can'in cildirma ataklari oldukca düzeldi, normale döndük diyebilirim, bunda büyümesininde cok büyük rolü var diyebilirim. Herbiseyi daha iyi anliyor, bizde onun anlayacagi dilde konusunca tamam oluyor hersey:) Yelizcim uyku konusunda yazmis, bende yazmistim bir ara neler yaptigimizi. Birazcik degineyim dedim. Bende Leon Can üc aylik olana kadar onun odasinda yattim, sonra kendi odama gectim. Her aksam emzirmek icin yanina gittim, onu yanimiza almadim. Ezeriz mezeriz neme lazim suncacik cani var zaten! Yoruldum ilk baslarda ama alistim sonra, onunda yatagina alismasini istedim dogrusu. Arkadaslarimizin 6 yasindaki kizlari hala anneyla babayla yatiyor örnegin, ben mümkün degil uyuyamazdim. Sabahlari uyaninca Leon Can calismadigim dönemde sabahlari yanima aldim onu sütünü icti, sarildik birbirimize, koklastik falan derken kalkmadan önceki 1 saatin tadini cikardik öylece. Cok güzel zamandi gecen...

Simdi Leon Can alisti yatagina, önce ona masal okurduk simdi kendi oyuncaklarina masal okumak istiyor, yatagina yatirip cikiyoruz odadan. Eger hasta falan degilse kendi kendine uyuyor. Hastaysa beni istiyor yaninda, kendini iyi hissetmiyorsa bana sarilmak istiyor. Kucagima alip sariliyorum ona, uyuyunca yatagina koyuyorum. Ama bu cok ender oluyor. Türkiye'ye gittigimizde onu ayaginda sallamak isteyenler mi , aa cocuk tek basina uyurmu diyenler mi dersiniz ne arasaniz vardi yani. Tuhaf bi durumki herseferinde tamam simdi bozuldu düzeni dememe ragmen hicte bozulmadi eve dönünce kaldigimiz yerden devam ettik...

Bence bunu kötü annelikle alakasi yok, hepimizin ruh sagligi icin önemli bu düzen. Aksamlari ben Leon Can'in 10 da 11 de yattigini düsünemem bile. Kafayi yerdik ailecek artik! Bizim aksamlari saat 8 den sonra bi cay keyfimiz var, ondanda vazgecmek istemem dogrusu... Zaten sabah 5.30 da kalkiyoruz, aksamlarda bizim olsun artik degilmi. Belki egoist geliyor bunlar kulaga ama dedigim gibi ruh saglimiz icin sart bu durum. Birde sunu gözlemledim, cok fazla sekerli seyler tüken cocuklar enerjilerini nereye harcayacaklarini bilemiyorlar o yüzdende aksamlari yatmak isteymiyorum. Aksam cocuguna cola verip aa uyumuyor bu canim seninki gibi, seninki alismis diyenleride gördüm. Tahmin et bakalim neden uyumuyor cocuk!! Cocuga ne verirsen onu alir, küfür ögretirsen küfürbaz olur, kitap verirsen eline kitaplarla hasir nesir olur. Tamam bazen cocuktan cocuga degisebilir bu durum ama, onlar neticede bembeyaz bir sayfa olarak geliyorlar dünyaya ve biz yaziyoruz o sayfaya... Cocuklarini 24 saat tv nin önüne oturtup konusmuyor bu cocuk diyenlerde gördüm. Neden konussunki cocuk, sanki onunla konusanmi var karsisinda, tv yemi cevap versin zavallim!


Leon Can takmis parmagina parmak kuklasini onu konusturuyor:))


Bu konu böyle uzar gider herkes kendi bildigini yapar... Dr. Karp'in cocugun dikkatini kritik durumlarda baska yere cekmesinden bahsetmistim. Benimde okudugum Smart Love isimli cocuk egitimiyle ilgili bir kitapta da bundan bahsediyordu. Sonra Karp'in dvd sindede ayni seyleri izleyince tamam dedim bizim yaptigimiz gibi iste! O yüzden galiba, Leon Can ne yaparsa anlatir, acayip iletisim kurmayi seven bir cocuk bu aksam oyun oynuyor kendi kendine almis oyuncaklarindan birini atmis bisikletinin arkasina babasina oyuncak aldim 1 € ya diye anlatiyor. Bir gülecegimiz geldi:)) Cünkü dinliyoruz biz onu, bazen beni cildirttiginda, son zamanlarda sIkca yasanan bir durumdu, benimde cildirip sesimi yükselttigim olmadi degil ama cok cabuk kendime gelip bunun aslinda hicbirseyi iyiye götürmeyecegini farkettim, Thomas'in destegiyle tabii. Herseferinde beni sakinlestirdi.

Her dogan cocuk bir sekilde büyüyor arkadaslar mesele kendine güveni olan kendi ayaklarinin üzerinde duran, dürüst cocuklar yetistirmekte... Herkese iyi haftalar!

15 Kasım 2009 Pazar

Iyi pazarlar...

Persembe günü sinemaya gittik, upuzuuuuun bir arada sonra ilk defa... Nefes filmini izledik, ben ne gidecem o filme derken cok etkilendim... Önce dedigim gibi gitmeye pek hevesli degildim, Thomas izlemek istiyordu daha cok. Sonra kardesimde begendigini söyleyince hadi izleyelim bakalim dedim. Bence güzel olmus. Dogudaki askerlerin neler yasadiklarini anlatabilmis bence yönetmen. Üzüldüm ama cok filmi izlerken. Askerlerin aileleriyle konustuklari sahnede agladim... Sonra catisma sahneleri cok gercekciydi, zaten '93 te olan bir karakol baskinindan esinlenmis yönetmen. Iyi bir asker filmi... Böyle bir filmi görüyorsun, sonra haberlerde teröristleri ciceklerle karsiliyorlar, herhalde bu bir kamera sakasi diyorsun... Allah herkese akil fikir versin, daha neler görecegiz bakalim...

Bu arada bir yandan yaziyorum bir yandanda Dr. Karp'in dvd sini izliyorum, daha dogrusu kulagim tv de. Dün bir kismini izlemistim, simdi Thomas bastan izliyor. Yelizcim tam bana göre bir dvd imis, tesekkürler tavsiyen icin. En cok fast food kurallarini tuttum, gayet mantikli adamin söyledigi. Yani önce cocuga onu anladigin sinyalini vermek. Ne kadar önemli! Birde cocugun cildirdigi bir anda onun dikkatini baska yere cekmek tavsiye edilir cogunlukla. Cocuk aglarken aaa bak orada kus var dediginizde aslinda cocuga bu durumda senin duygularinin bir önemi yok benim icin sinyalini veriyorsunuz. Kisa cümlelerle cocuga onunla ayni dili konustugunuzu gösterin diyor Karp. Neticede ben begendim Dr. Karp'in önerilerini, izlemenizi tavsiye ederim. Önerileri hayata gecirmeye basladik bakalim, sonuclardan haberdar ederim sizi.

Benden simdilik bu kadar, hepinize iyi pazarlar ve güzel bir hafta diliyorum...

11 Kasım 2009 Çarşamba

Laterne Laterne Sonne, Mond und Sterne…

IMG_3159

Dün aksam Leon Can efendiyle St.Martin fener alayina (St. Martinsumzug) katildik. Kreste kendi yaptigi fenerimizide aldik ciktik yola. Leon Can’in gözlerini kocaman acip bizimle birlikte yürüyen fenerleri izledi. Aksam karanliginda cok güzel bir görüntüydü dogrusu. Kreste sarkilarinida ögrenmisler, söyledi durdu Leon Can kendi kendine „Laterne Laterne Sonne ond und Sterne…“ Leon Can’in Laterne diyisi komik dogrusu, latiyerne latiyernee diye uzata uzata söylüyor Apti. Komsum aksanini cözemedi gitti:)

IMG_3160

Yine yazacak coook seyim var, karman corman bir post olacak galiba. Hava yagmurlu, isyerindeyim yarim saattir calmiyor telefonum ama bu her an degisebilir. Leon Can’la ilgili yazacaktim, su son bir kac gündür acayip huy degistirdi benim cocugum. Herhalde büyüyor, yine bir büyüme atagi var herhalde (burada Wachstumschub diyorlarda türkcesi ne olaki??) bir türlü nasil davranacagini bilemiyor. Sanki kendiyle, vücuduyla nasil basa cikacagini bilemiyor. Örnegin iki gündür kresten eve dönünce uyumuyor, bagiriyor deli gibi, ciglik cigliga agliyor. Demirden sinirleri olmasi yada en iyisimi sinirlerinin alinmis olmasi gerekiyor insanin. Anne yorgun isten geliyor, Leon Can cildiriyor, görülmeye deger… Hayir yatmayada zorlamiyorum ama ne yapsam hosuna gitmiyor. Dün tamam hadi gel yatmayalim, oyun oynayalim dedim, once jaaaaa dedi sonra salona gelince atti kendini yere aglamaya basladi. Birde sag gözüne bir sey kacmis gibi vurdu durdu gözüne, sanki cikaramayinca dahada sinirlendi dahada hizli bu sefer kafasina vurmaya basladi. Ellerini zor zaptettim desem yeridir, ellerini tutunca bana bir kafa atti, tamam dedim burnum kirildi! Okudugum kitaplarda bu dönemim normal oldugunu belirtiyor , anne babanin cooooook sabirli olmasi gerekiyormus. Kres ögretmeniz, böyle kriz gecirdiginde üstüne gitmeyin dedi. Kendi haline birakin tavsiyesinde bulundu ama birakinca kendi haline mosmor olana kadar agliyor. Biryerimi aciyor, nedir bu memnuniyetsizligin nedeni bilemiyorum. Bakalim daha kac milyon kere huy degistirecegiz??? Tabii iki gündür öglen uykusu uyumayinca aksamlari daha saat 8 olmadan serildi yatagina. Bugün 6 da uyandi, ise giderkende uyudu arabada. Insanin sinirlerine hakim olmasi ne kadar zor!!! Ama onun bir kabahati yok, bilemiyor icinde bulundugu durumla basetmeyi. Yardimimiza ihtiyaci var diye deriiiin bir nefes alip sariliyorum Leon Can’a ve canim benim biliyorum sinirlerin bozuk, neye kizdin sen diyerekten basliyorum onunla büyük insanmis gibi konusmaya… Zor ama cok zor. Leon Can’a Jack Nicholson gibi bir doktor lazim su siralar. Adam Sandler’la oynadigi Wut Probe’ye cok gülmüstüm. Agresyon terapisti lazim benim ogluma:)

IMG_3163

Himm baska neler yapiyoruz… Leon Can’la bol bol resim yapiyoruz, resim yapmayi cok seviyor. Birde tamirat yapmayi tabiiki. Sarki söylüyoruz, cocuk tekerlemeleri kitabimiz var, onu aciyor “nerde backe Kuchen “ diye o tekerlemeyi ariyor. Tekerlemelerin hangisinin hangi sayfada oldugunu biliyor. Sanki okuyormus gibi kendi kendine söylüyor sonra. Gecen günde fis fis kayikci diye geziyordu evde. Disarida onu görenler konusmasina hayret ediyorlar, cok düzgün tane tane konustugunu söylüyorlar. Ben hergün gördügüm icin bana degisik gelmiyor tabiiki. Kreste sabahlari gelen cocuklari isimleriyle „guten Morgen“ diye selamliyormus. Sosyal cocugum benim:) Bu konuda kresin cok faydasi oldu diyebilirim. Zaten insanlarla kontak kurmayi seven Leon Can cicek gibi acti:) Keske Türkiye’dede herkes gönderebilse cocugunu krese. Tabii birde kresteki ögretmenlerde pi-nik kus Ayca’nin yazdigi gibi „imdaaaaat“ lik olmasalar! Ben bizim ögretmenlerden memnunum,iyiler, cocugun kendi özgüvenini kazanmasi yönünde prensipleri. Örnegin koymuslar ortaya selpak mendil kutusunu, burnu akan kendi gidip oradan alip siliyor burnunu. Tabii ne kadar silebilirlerse ama olsun, simdiden ögreniyor cocuk kendi kendine bir seyler yapmayi. Leon Can evde ne yaparsak yapalim herseyi kendi yapmak istiyor. Kresin kazandirdigi cok seyler oldu canim, iyiki o krese baslamis bende ise:)

IMG_3166

24 Aralik Noel burada, marketlerde simdiden Noel havasi esiyor, cikolatalar, kurabiyeler, neler neler… Allah’tan sevmem pek Noel tatlilarini, cikolatalarini. Dün Leon Can’a bir tane Advents-Kalender aldim. Türkce’si ne bilmiyorum. Kocaman bir Noel baba, takvim seklinde, Aralik ayinin 1inden 24 üne kadar kücük cepler yapmislar, her cebe kücük bir hediye konacak. Hergüne bir hediye hesabi:) Leon Can’in dolabinin koluna astim Noel babayi, boyu neredeyse bizim Apti’den büyük , dün gece yatarken gitti yanina iyi geceler Noel baba diye sarildi öptü yanagindan öyle gitti yatagina:)

Bu günlük benden bu kadar Abbas birazdan yolcu eve dogru. Önce kücük adam kresten alinacak sonra yorgunluktan neredeyse gözler kapanarak yola devam edilecek ( yok canim kapanmiyor gözler, annem falan okurda neme lazim, neee uyuyomusun sen yollarda diye panik olmasin kadincagiz!), evde biraz durup konservatuvarin müzik kursuna gidilecek. Aslinda Thomas’i tavlasam o götürse Apti’yi kursa, bende trekkinci senin outdoorcu benim dolassam. Yada sadece yatip 5 milyon saat uyusam:)

8 Kasım 2009 Pazar

Yeni cicilerimiz

Dün Amazon siparislerim geldi. Coook sevindim Leon Can'in zaten dogdugundan beri Tefal buhar aleti vardi birde bizim olsun dedim, arastirmalarim sonucu Avent'te karar kildim. Sonra Tefal'i biz aldik Avent Leon Can'in oldu cünkü Phillips yapmis süper bir alet. Acayip sessiz hic duyulmuyo desem yeridir, bizim Tefal gibi öyle yüksek sesle calismiyor. Iyiki almisiz:) Sonra cabuk cabuk sebze, et nasil izgara yapsak diye düsünürken Amazon'da bu alete rastladim,Tefal'in. Cok hosumuza gitti, birde hep olumlu degerlendirmeler almis. Dün hemen denedik yarim saat icinde 4 cesit sebze ve üc kocaman parca et izgara yaptik. Sebzeler cok güzel oldu, etlerde cok güzel pistiler. Leon Can'a tavuk gögsü yapmistim, yumusacik oldu. Benim icin pratikligi cok önemliydi, öylede oldu, sicrama derdi, etrafi kirletme derdi yok. Temizligide cok kolay. Yeni ciciler süper oldu yani:)

Birde uzun zamandir yazacagim bir türlü firsat bulamadim. Leon Can icin bir kitap aldim, cocuk hastaliklariyla ilgili. Almanca bilen annelerin bence almasi gereken bir kitap. Hastaliklarin hem ilacla hemde hömöopatik tedavilerinden bahsediyor. Cok aciklayici ve güzel bir sekilde bölümlere ayrilmis. Anlamamak imkansiz. Bence kütüphaneden eksik olmamasi gereken bir kitap, siddetle tavsiye ederim yani!

Leon Can'in iyilesmisti ne güzel su son iki gündür atesi 40 lari buldu yine. Ates düsürücü surupla düsürebildik ancak atesini. Doktor iyilesmezse hastaneye götürün dedi ama bugün ates 37 lerde seyrediyor Allah'tan! Ama ben hic iyi degilim, öksürük gecmedi, antibiyotiklere alerjik reaksiyon gösterdigimden alamiyorum hicbirini. Hömöopatik ilaclarla idare ediyorum:( Ilk defa bir soguk alginligim bu kadar uzun sürdü!

Benden simdilik bu kadar. Bugün Ankara'da Güven Park'ta GDO lu gidalarin sergisi olacakmis, annem gitti, bakalim neler anlatacak dönünce. Internette bir liste yayinlamislar nelerin
genetigiyle oynandigina dair. Anneme hic birsey getirme dedim Türkiye'den. En sevdigim findik ezmesinden bile vazgectim:(

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails