15 Şubat 2010 Pazartesi
Leon Can Ankara'da
P.S: Belirtmeyi unuttum kardesim Nisan'da askere gidiyor, biz hepimiz onu görmek istedigimizden Türkiye yolu göründü bize. Izinler uyusmadi bu sene ayri ayri gidiyoruz o yüzden...Bakalim neler olacak...
14 Şubat 2010 Pazar
Evde peynir yapimi
P.S: Özgür Sef'in linkini yayinlayacaktim ama kapandi yaziyor sayfayi acmaya calisinca:(
10 Şubat 2010 Çarşamba
Neler olmus bakalim...
Yine yazamadim bir süredir. Her yazdigimda isten gücten sikayet etmisim sanki, yok canim sikayet falan ettigim yok benim, memnunum halimden. Allahtan evde oturmak zorunda degilim, kafayi yerdim herhalde. Böyle durumlarda seviyorum burada olmayi, devletin sagladigi haklar cok iyi. Su anda meslegime %70 devam ediyorum, eskiden %100 dü pozisyonum yani tam gün calisiyordum. Simdi sabah 8:00 öglen 13:30 seklinde devam ediyor is hayatim. Acikcasi tam gün calismayida düsünmüyorum, kres, ev derken anca yetiyor zaman. Benimki biraz kis yorgunlugu galiba, bir türlü birakmadi soguk hava yakamizi, bu sabah ise gelirken -6 dereceydi, yarin dahada soguyacakmis hava… Ilk bahar gelsede icimizde de cicekler acsa. Mutfagin camina koydugum krokuslar kurtariyorlar biraz durumu:)
Leon Can’in karnindaki lekeler gecti sanki coook hafif belli oluyorlar yine ama onlarda gecer dedi doktor. Alfason diye cok yagli bir krem sürüyoruz, doktor tavsiye etti. O krem bayagi iyi geldi, kisin olur böyle seyler dedi doktor, kat kat giyinince deride terleyince böyle seyler cikabiliyormus vücutta. Alerji diye cok korktum. Herseyi yiyor, yemekle bir problemi yok masallah. Su siralar beni düsündüren sey, kreste cocuklarin salam yedigini görüyor evdede salam yemek istiyor. Biz yemiyoruz öyle seyler salam sosis gibi, kreste cocuklarin hemen hemen hepsi ekmak arasi salam yiyorlar, bizim Apti’de görüyor bunlari eve gelince bende salam yiycem diye tutturuyor. Ya diger cocuklarin salamlarindan yerse? Hadi yesin ne olacak desek, hepsi domuz salami getiriyor. Salam, hemde domuz salami. Biz danasini yemezken… Bende gittim haftasonu Alnatura’dan (ekolojik market) katkisiz, dogal ekolojik hindi gögsü aldim, bir dilim koydum bakalim bugün, yiyecekmi. Bu domuz eti olayi beni sinir ediyor, cevremdekiler dinen sakincasi var diyemi yemiyorsun diyorlar, öyle olsa ne olacak ki??
Onun disinda kendimi evde yapilan peynire, pisirilip saklanabilen soslara verdim. Gecen gün lor peyniri yaptim süper oldu, biz cok begendik denemek icin bir kilo sütten yapmistim bu haftasonu iki kilodan yapacagim. Hemde cok basit yapmasi, tarif Özgür Sef’ten, ben begeniyorum bu adamin yaptiklarini. Dün bir ara isten gelince baktim, balik corbasi yapti öyle karidesli falan süper göründü. Denemek lazim. Balik corbasi deyince bende deniz ürünlü linguini yaptim gecen gün, Leon Can‘in deniz ürünlerini yerkenki hali cok komikti. Ilk defa midye ve kalamar gördü cocuk ne yapsin:) Midyeleri suratini eksite eksite cignedi, cok komikti. Blup blup fisch diye sarki söyledi yemegini yerken. Herzaman diyorum yemek zevki bana cekmis diye, ne bulsa yiyor cocugum hic secmiyor masallah. Babamin dedigi gibi, zavalli cocuk hayatin brokoliden ibaret oldugunu zannediyor:)
Iki gün önce Thomas eve kirmizi Puky yürüme bisikletiyle geldi. Ah evdeki sevinci, bombastik bombastik diye oratada edilen dansi görecektiniz. Iki gündür o bisiklet heryere gidiyor onunla, ah ayrica bisiklet degil polis arabasi o bizim icin:) Aslinda Noel de esimin ailesi Leon Can’a Kettler yürüme bisikleti getirdiler ama bisikletin yapisi biraz tuhafti, Harley Davidson’u andiriyordu. Leon Can sürebilmek icin bayagi bir öne egilmesi gerekiyordu, ayaklari yere degiyordu ama direksiyonu kontrol edemiyordu. Pat küt düsüp duruyordu, bende bisikletin alindigi dükkana gittim Leon Can’la Puky’i denedik, onda ayaklar yere ucu ucuna degiyordu ama dik oturuyordu en azindan. Dükkanin sahibi getiri degistiririm dedi, onu götürdü Thomas Puky’i getirdi. Bence yakinda ayaklarida deger yere. Bisiklet icin cildiriyor. Pazar günü bir Outdoor fuari vardi oradaydik, cocuklar icin bisiklet parkuru kurmuslardi, engebeleri asarak bisiklete biniyordu minisler, kafalarinda kask, kücükler icinde yürüme bisikleti vardi. Leon Can 10. turunu tamamladiktan sonra gidelim artik dedik, kiyamet koptu! Neyseki zar zor ikna ettikte sustu, bizde Ginger’a bindik, zevkliydi. Jack Wolfskin’in stand’i vardi cocuk aksesuarlari cok sekerdi. Bizim favorimiz Pinea idi herzamanki gibi. Güzel ürünleri vardi yine. Tam 5 saat fuari dolastik, cok güzel bir gün gecirdik. Ne yazikki fotograf makinemi unutmusum, cep telefonumunda sarji bitti anca bir iki fotograf cekebildim.
Benden simdilik bu kadar, bugün müzik kursumuz var. Oda cok eglenceli geciyor, gecen derste Leon Can elinde tef, dili disarda mütemadiyen daireler cizerek kosturunce ögretmen „ne kadar enerjik bir cocugunuz var, evdede böylemi“ diye sasirdi:) Eveeet evdede öyle, enerji topu Leon Can seklinde geziyor nitekim!
31 Ocak 2010 Pazar
Pazar brunch i ve cantadan dökülenler
Yine uzun zaman oldu yazmayali, daha öncede demistim ya vakitsizlik herseyin sorumlusu. Kar kis almis basini gidiyor burada, hava cok soguk. Degisen pek birsey yok, is, ev ayni hersey. Leon Can disinda tabii, konusmasi, motorigi her gecen gün ilerliyor, yeni yeni seyler ögreniyor bizim kücük adam. Bugün doguma hazirlik kursumuzun brunch i vardi, sabah ona gittik. Yedik ictik geldik, 5 aile bir aradaydik. Dogumdan bu yana cocuklarin gelisimini görmek güzeldi. Hepsi ayri ayri güzeldiler.
Bütün cocuklar hemen hemen ayni yastalar, hepsi birbiriyle oynadi, restorantin kosulmadik kösesi kalmadi:) Herkes birbirine minik bir hediye almisti minislerin gecmis dogum günlerini kutlamis olduk böylece…
Onun disinda cikinca bir güzel kartopu oynadik, cocuklar kaydirak kaydilar babalarin kartopu oyununa katildilar. Coook eglendiler!!
Ama galiba babalar daha cok eglendiler:) Arada sirada bulusup Neler olup bittigini görmek, diger anneler nasil bir yol izliyorlar bilmek güzel dogrusu. Dogumdan beri mümkün oldugunca bulusuyoruz, aralarinda ailece görüstügümüz arkadaslarda var. Onlarla ise baslamadan önce bir nevi oyungrubu olarak nitelendirecegim bir grubumuz vardi, cok güzeldi. Simdi bütün anneler calisiyorlar, kimisi ise gidiyor kimisi evden alisiyor. Bu konuda devletin verdigi olanaklar cok güzel. Annenin bir sekilde calisma imkani oluyor.
Simdi gelelim cantadan dökülenlere, cantami daha önce toplamadim ama sanki derli toplu zamanina denk geldiniz gibime geliyor dogrusu:) Biz 15 canta ile gezeriz, cesit cesit acantamiz var, o günkü ruh halimize göre takiliyoruz canta seciminde.
Buda benim cantamin icerigi, cok bir sey yok icinde, genelde isede bunlari götürüyorum yanimda. Dezenfektemiz bugün Leon Can’in cantasina girmis. Cok klasik bir canta, cüzdan, randevu defterim, lip gloss, anahtarim, eldivenlerim, Leon Can’in kücük hikaye kitabi, minik pedler, el kremim, cep telefonum, bir yere giris bileti, neresi bilmiyorum birde alisveris fisi okadar iste.
Isler cok yogun demistim ya, yasalardaki bir takim degisiklikler bizede yansidilar. Örnegin devlet ELENA diye bir sistemi devreye soktu. Bu sistemde isveren calisaninin bütün bilgilerini ana bir birime bildirmek zorunda. Düsünebiliyormusunuz hakkinizdaki bütün bilgiler biryerde toplaniyor ve saklaniyor. Isin en kötü tarafi bence kayit edilen bilgilerin icinde isten cikarildiysaniz yada uyari aldiysaniz sebebide yer aliyor. Maksat bürokrasiyi hafifletmek ama kayit edilip saklanan bilgiler bence cok özel. Insanlarin kisilik hakki diye birsey kalmiyor bana göre. Birileri sizin hakkinizdaki herseyi biryerlerde sakliyor…Bunuda öyle dip not geceyim dedim.
Leon Can’in karin bölgesinde lekeler var, 1-2 Euro büyüklügünde 3-4 adet leke, bir aydir gecmedi. Doktora götürdüm bir hafta önce, atopik bir hastaliga benziyor dedi doktor. Antihistaminik bir surupla bayagi yagli bir krem tavsiye etti. Ben kendim her biseye allerjik oldugum icin korktum tabii ondadami var acaba allerjik bir durum diye. Bir hafta kullandik surubu, kremi sürüyoruz hala. Sanki lekeler biraz iyilestiler ama kaybolmadilar tamamen. Haftaya tekrar gitmeyi düsünüyorum doktora. Bakalim ne diyecek… Herkese iyi haftalar diliyorum…
Efsun
17 Ocak 2010 Pazar
Bir solukta yazayim dedim…
Günlerdir hic dermanim yoktu yazmaya. Isler cok yogun, tipik sene sonu bizim bransta. Hesaplar kapatiliyor, yillik calisan belgeleri düzenleniyor, vesaire, vesaire… Dün aksam yediyi buldu eve gelisim, Allah’tan annem hala buradada Leon Can’i krese götürmek zorunda kalmadim.
Yazamadigim süre zarfinda cok fazla birsey yapamadik. Hava muhalefetinden dolayi tabiiki. Her yerde kar var durumlari yasaniyor burada. Son iki gündür idare eder ama önceki günler felaketti, uzun zamandir ilk defa böyle bir kis yasiyoruz. Pek disari cikamadik o yüzden. Bu arada Thomas’in 40. dogumgününü kutladik. Arkadaslarimiz geldiler, Leon Can happy birthdaaay Thomaaaaasss diye sarki söyledi. Pasta yedik, seftali likörü ictik derken bir dogum günü daha gecti öyle. Leon Can sütünü icti Nikolaus oldu:)
Leon Can’i annemle birlikte götürdük müzik kursuna, cikista sehirde dolastik biraz. Ayakkabi baktik bol bol. Sonra benim sezonda aldigim cizmenin tami tamina yari fiyatina düstügünü görünce gicik oldum. Insallah numarasi kalmamistir dedim kendi kendime:) Sonra ne güzel diyete baslamistim, dogum günü falan derken güme gitti biraz. Önümüzdeki günlerde toparlanmak lazim tekrar, olmaz öyle tombul tombul! Diyet deyince, cok güzel bir restorana yemege gittik, hani garsonun kendini tanitip ben ilgilenicem sizinle bu aksam falan dedigi bir yerdi.
Yemekler süperdi, Leon Can corba icti, soslu makarna yedi. Buda benim burgunder sosunda steak siparisimdi, göründügü kadar güzeldi dogrusu:)
Leon Can simdi sabahlari müsli yemek istiyor, gevrek gevrek hosuna gidiyor galiba. Iyi oldu sabahlari müsli yemesi cünkü kreste oyuna dalip yemek yemegi unuttugu zamanlar oluyor, beslenmesi bazen oldugu gibi geri geliyor. Yogurdunu muzunu yemis oluyor ama ekmegine elini sürmüyor bazen. Kilosu hala 13-14 arasi degisiyor. Su son bir kac gündür biraz burnu akiyor, evde kalacak o yüzden anneanneyle, bende calisma firsati bulacagim böylece. Isler cok vakit yetmiyor %70 calisinca. Simdide gecenin köründe oturmus yaziyorum, arayi sogutmak istemiyorum ama bugünlerde pek yazamayacagim galiba…
Onun disinda bol bol oynadik Leon Can’in dil hep disardaydi, yagan karlari yakalamak istedi:) Karda oyun cok hosuna gitti, kizak almistik ona, kaydi kaydi nochmaaaal, bir dahaaaa dedi durdu. Kizak birazda anneyle babaya yaradi dogrusu, bizde cooook eglendik.
Eller, ayaklar, kafa hep karin icindeydi. Leon Can hep Nikolaus oldu:) Mutlulugu görülmeye degerdi. Evimizin arkasinda mini bir tepe var oradan kaydik asagiya, biz kaymayali 100 yil olmus tabii, o yüzden acayip eglendik. Bol bol fotograf cektik… Uzun zamandir böyle bir kis görmemistik, hepimize degisiklik oldu. Birtek sabahlari ise gitmesi pek zor o sogukta ben giderken –10, –13 dereceyi gösteriyor cogunlukla. Ama benim tostos süper gidiyor:) Leon Can kafayi kara gömdü
burada ama kafasindaki bere thermo bere, sert
havakosullarina dayanikli, su falan gecirmiyor. Benden simdilik bu kadar, bloguma bir süre vakit ayiramayacagim gibi geliyor demistim zaten, himm bakayim baska unuttugum bir sey varmi... Yok galiba… O yüzden benden simdilik bu kadar, bu hafta anneanne gidiyor, yolculuk telasimiz var:( Umarim havada buna elverirde sag saglim döner eve, evde yolunu gözleyenler günleri sayiyorlar:)
Hepinize iyi bir hafta diliyorum…
Sevgiler
1 Ocak 2010 Cuma
Bizdende iyi seneler:)
Ah bu arada bende Annelerin Dünyasi'ndayim, bundan sonra oradada yazacagim:)
Sevgiler...